Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/16407 E. 2015/23425 K. 17.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16407
KARAR NO : 2015/23425
KARAR TARİHİ : 17.12.2015

Tebliğname No : 2 – 2015/290454
MAHKEMESİ : Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesi
NUMARASI : 2014/651 (E) ve 2015/473 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Dosya kapsamına göre, 24.01.2010 tarihli kaçak su tespit tutanağına göre abonesiz ”318…” seri nolu sayacın takılarak kullanıldığının belirtildiği, dairemizin 25.09.2014 tarihli bozma kararına uyma kararı verilerek sanığın işyerini kullandığı sürenin kolluk araştırması ile tespitinin yapılamadığı, sayacın takıldığı tarihin belirlenemediği dosya üzerinde inceleme yapan bilirkişinin tutanağa konu işyerinin yanında bulunan Gürkan birahanesine ait ”505…” nolu sayaç üzerinden inceleme yaparak sanığın kusursuz olduğu belirtilmesine karşın bilirkişi raporu irdelenmeden ve bu hususta gerekçe de gösterilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dahilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu değerlendirilip, anılan Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince;24.01.2010 tarihli kaçak su tespit tutanağına konu ”318…” seri nolu abonesiz su kullanımından kaynaklanan katılan kurum zararı normal tarife üzerinden bilirkişiye hesaplattırılarak bu zararı ödemesi konusunda sanığa “makul süre içinde bu zararı giderdiği takdirde hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verileceği hususuna” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17/12/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.