YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16730
KARAR NO : 2015/21000
KARAR TARİHİ : 17.11.2015
Tebliğname No : 11 – 2009/32983
MAHKEMESİ : Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/11/2008
NUMARASI : 2008/537 (E) ve 2008/1053 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın atılı suçu işlemediğini, 12/05/2006 tarihinde bankamatik kartı bulunan cüzdanını kaybettiğini savunması ve ilgili banka tarafından, katılana ait Vakıflar Bankası B..şubesindeki 007… no’lu hesabına internet üzerinden girilerek hesabındaki toplam 1950 TL paranın sanık F.. Ö..’in 00158007282314522 no’lu hesabına 16/05/2006 tarihinde aktarıldığı ve bu hesaptan nakit çekilmek suretiyle kullanıldığının bildirilmesi karşısında; öncelikle soruşturma aşamasında dosyasının ayrılmasına karar verilen 16/05/2015 tarihinde internet üzerinden havale işlemi yapılan 85……. IP kullanıcı M.. N..U.. hakkındaki davanın akıbeti araştırılarak mümkünse aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle her iki dava birleştirilerek, birleştirme mümkün değilse, M.. N..U.. hakkında açılan kamu davasına ait dosyanın onaylı örneği getirtilip, ayrıca paranın çekildiği ATM’lerde kamera görüntüsü olup olmadığı tespit edilip ATM’lerden çekildikleri ana ilişkin kamera görüntülerinin temin edilerek görüntülerdeki kişinin kimliği, araştırılıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; sanığın, müşteki B.. B..’a ait Vakıflar Bankası, B.. şubesindeki internet bankacılığına açık hesabından, müştekinin bilgisi ve rızası olmadan internet aracılığıyla sanık F.. Ö..’in hesabına havale edilen 1950 TL parayı çekmesi şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-e maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 244/4. maddesi ile hüküm kurulması,
3- 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının ‘a,b,c,d,e’ bentlerindeki haklardan yoksun bırakılmanın hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen, velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin ise aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 17/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.