Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/16764 E. 2015/21040 K. 18.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16764
KARAR NO : 2015/21040
KARAR TARİHİ : 18.11.2015

Nitelikli hırsızlık suçundan sanıklar M.. K.. ve Ş.. B..’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b ve 143. maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçundan ayrı ayrı beraatlerine dair Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18/06/2008 tarihli ve 2008/269 esas, 2008/545 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 24/08/2015 gün ve 2015/17085-54987 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/09/2015 gün ve 2015/306241 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5237 sayılı Kanun’a 19/12/2006 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile eklenen ve suç tarihinde de yürürlükte bulunan 142/4. maddesinde yer alan “Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz “ şeklindeki hüküm gereğince sanıklar hakkında ayrıca mala zarar verme suçundan kamu davası açılması gerekirken açılmamış olduğu dikkate alındığında; sanık Ş.. B.. hakkında mahallinde dava zamanaşımı süresi içerisinde mala zarar verme suçundan kamu davası açılabileceği düşünülerek yapılan incelemede.
Sanık Ş.. B..’un dosya arasında bulunan 13/05/2008 tarihli bilirkişi raporuna göre unsurları itibariyle oluşan geceleyin iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan cezalandırılması cihetine gidilmesi gerekirken, beraatine karar verilmesinde isabet görülmemiş ise de. olağanüstü ve istisnai kanun yolu olan kanun yararına bozmanın aleyhe tesir etmeyeceği gibi sonuca etkili bir durum meydana getirmeyeceğinden kanun yararına bozma yoluna başvurulmamıştır.
Sanık M.. K.. yönünden yapılan incelemede,
Suç tarihi olan 18/01/2008 tarihinde müştekiye ait iş yerine gece vakti kepenk ve kapı üzerindeki kilitlerin kırılması suretiyle girilmesi suretiyle meydana gelen hırsızlık olayında, sanık M.. K..’nın tüm aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmeyerek suçu birlikte işlediğini iddia eden sanık Ş.. B.. ile aralarında husumet bulunduğunu beyan etmesi, sanık Ş.. B..’un 06/03/2008 tarihinde saat 01:00 sularında oto çalarken suçüstü yakalandığında samimi olarak
itirafta bulunacağını söyleyerek dosyaya konu hırsızlık olayını ve bundan ayrı iki tane hırsızlık olayını itiraf ederek anlattığı, suçu sanıklar G.. Ü.. ve M.. K.. ile işlediğini belirttiği, bu anlatımından da sonradan rücu ettiği dikkate alındığında, söz konusu isnattan başka sanık M.. K..’nın mahkumiyetlerine yeterli başka bir delil bulunmamasına karşın, atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma isteminin, sanık M.. K.. hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenmekle yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nın 309.maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma, kesinleşmiş kararlara karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olup, bu yolla kanunların aynı şekilde uygulanması, Yargıtay denetiminden geçmeksizin kesinleşen kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır.
Kanun yararına bozmanın konusu hukuka aykırılıkların giderilmesi olunca, ayrıntıları 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı içtihadı birleştirme kararında açıklandığı üzere, yasaya aykırılık halleri uygulamadaki yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarından ibarettir.
Olayla ilgili tüm kanıtlar toplanıp değerlendirildikten sonra verilen kararlarla ilgili olarak, kanıtların takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğünden söz edilerek kanun yararına bozma yasa yoluna başvurma olanağı bulunmadığından, (KONYA) 4.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.06.2008 gün ve 2008/269, 2008/545 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 18.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.