YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16784
KARAR NO : 2015/22165
KARAR TARİHİ : 02.12.2015
Hırsızlık suçundan sanık , 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, suçta kullanılıp sanığa ait olan plakalı aracın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine dair Sürmene Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2012 tarihli ve 2011/122 esas, 2012/15 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/09/2014 tarihli ve 2014/517 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20/08/2015 gün ve 2015-16985/54519 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/09/2015 gün ve 2015/300709 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, adı geçen sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı sanık müdafii tarafından sanığın beraat etmesi gerektiği ve müsaderenin hakkaniyete aykırı olduğu gerekçeleri ile itiraz edildiği, merci tarafından yapılan incelemede ise itirazın yalnızca hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları yönünden incelenebileceği, itiraz merciince esasa ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmadığı gerekçeleri ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmışsa da, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22/01/2013 tarih ve 2012/10-534 esas, 2013/15 sayılı kararında; “İtiraz mercii, o yer Cumhuriyet savcısının suç vasfına yönelik aleyhe başvurusu üzerine incelemesini sadece şekli olarak değil, hem maddi olay hem de hukuki yönden yapmalı, gerekli gördüğünde cevap vermesi için itirazı sanık müdafıine tebliğ etmeli ve Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafıini dinlemeli, yine ihtiyaç duyduğu konular varsa gerekli araştırma ve incelemeyi yapmalı yada bunların yapılmasını sağlamalı ve bunun sonucunda da TCK’nın 191/2. maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının isabetli olup olmadığına karar vermelidir.” şeklindeki gerekçesiyle itirazın hem maddi hem hukuki yönden ele alınması ve her yönden hukuka uygunluğunun denetlenmesi gerektiğine karar verdiği cihetle, itiraz merciinin esasa ilişkin inceleme yapabileceği gözetilmeden, yazılı gerekçe ile itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 19/01/2015 gün ve 2015/8 sayılı iş bölümü kararının, “Ceza Daireleri Ortak Hükümler” kısmında, bozma veya herhangi bir nedenle daire dışına gönderilen işlerden geri gelenlere ilgili dairenin bakacağı öngörülmüş olup, Yargıtay 13.Ceza Dairesinin, 28.05.2015 gün ve 2013/8634, 2014/19115 sayılı kararından sonra kanun yararına bozma isteminde bulunulduğu belirlenmekle, dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın önceki incelemeyi yapan Yargıtay Ceza Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 02.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.