Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/17071 E. 2016/911 K. 21.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17071
KARAR NO : 2016/911
KARAR TARİHİ : 21.01.2016

Hırsızlık suçundan sanık …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-b maddesi uyarınca 2 kez 3 yıl hapis cezasıyla, sanık 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-b ve 39/1. maddeleri uyarınca 2 kez 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair Asliye Ceza Mahkemesinin 17/04/2012 tarihli ve 2012/22 esas, 2012/45 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12/10/2015 gün ve 2015-20107/65133 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/10/2015 gün ve 2015/344980 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Sanıkların eylemleri birlikte işledikleri ancak dosyası ayrılan diğer sanık hakkında söz konusu eylem nedeniyle yapılan yargılama sonunda Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2012 tarihli ve 2012/21 esas, 2012/30 sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 10/04/2014 tarihli ve 2013/13444 esas, 2014/13734 sayılı ilamında, “Sanığın evrakı ayrılan ile birlikte isimli işyerinde satın aldıkları eşyanın bedeli olarak 100 TL verdiği, sonra bozuk para uzatarak 100 TL’yi geri aldığı ve 100 TL’yi bozmasını istediği, katılan de lafa tutarak oluşturdukları kafa karışıklığı ile 100 TL para vermeden vermiş gibi yaparak bozukluk olarak verilen 100 TL’yi çaldığı ve aynı yöntemle aynı gün isimli işyerinde de para üstü olarak verilen 95 TL’yi çaldığının anlaşılması karşısında; hakkında ayrı ayrı 5237 sayılı Yasanın 142/1 -b maddesi yerine aynı yasanın 142/2-b maddesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiş” şeklinde belirtildiği üzere, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 142/1 -b maddesine göre cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde işlemeye karar verdikleri hırsızlık suçundan yaptıkları iş bölümü gereği, diğer sanıklar işyerlerine girerek suça konu paraları almaları, sanık ise işyerlerinin önünde araç içinde beklemesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi yerine, aynı Kanun’un 39. maddesi ile uygulama yapılması hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 21.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.