YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17344
KARAR NO : 2016/3893
KARAR TARİHİ : 07.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas teşkil eden mahkumiyeti bulunan sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi uyarınca, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Mahkemece, Dairemizin 02/03/2015 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde ilamda belirtilen hususların yerine getirilmediği anlaşılmakla; katılan kurumun 15/06/2015 tarihli yazısında, sanıktan icra kanalı ile 1.742,03 TL’nin tahsil edildiğinin belirtildiği, ancak yazı ekinin incelenmesinde söz konusu tutarın sanık hakkında tutulan 2 ayrı tutanağa ilişkin ödenen tutarların toplam miktarı olduğu anlaşılmakla, öncelikle katılan kurumdan dosyaya konu 14/04/2010 tarihli tutanak nedeniyle yapılan ödemenin miktarı sorulup, katılan kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırıldıktan sonra yapılan ödemenin bilirkişi tarafından hesaplanan kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını karşılayıp karşılamadığı belirlenip, zarar karşılanıyor ise sanık hakkında, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un Geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, karşılamıyor ise cezasız ve vergisiz gerçek zarardan eksik kalan miktar da belirtilmek suretiyle “katılan kurumun kalan zararını gidermesi halinde 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair usulüne uygun bildirimde bulunup, sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden, suça konu tutanak ile ilgili cezasız ve vergisiz gerçek zarar bilirkişiye hesaplattırılmadan ve ödeme ihtarında bulunmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 07/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.