Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/1767 E. 2018/896 K. 07.02.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1767
KARAR NO : 2018/896
KARAR TARİHİ : 07.02.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar
verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Mağdur kovuşturmadaki ifadesinde, zararının giderilmediğini, bu yönde bir talepte bulunulmadığını ancak herhangi bir zarar tazmini talebinin de olmadığını beyan etmesi nedeniyle sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesindeki etkin pişmanlık hükümleri uygulanmış ise de, sanıkların mağdurun zararını gidermedikleri gibi, kovuşturmadaki ifadelerinde gelirleri olmadığı için zararı karşılayamayacaklarına dair beyanlarının da etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceği gözetilmeden, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi gereğince, adlî para cezasına mahkûmiyet halinde anılan maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı Yasa’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 Sayılı Yasa’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hırsızlık suçuna ilişkin olarak hükümdeki 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Mağdurun kovuşturmadaki ifadesinde, zararının giderilmediğini, bu yönde bir talepte bulunulmadığını ancak herhangi bir zarar tazmini talebinin de olmadığını beyan etmesi nedeniyle sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesindeki etkin pişmanlık hükümleri uygulanmış ise de, sanıkların mağdurun zararını gidermedikleri gibi, kovuşturmadaki ifadelerinde herhangi bir gelirleri olmadığı için zararı karşılamalarının mümkün olmadığına dair beyanlarının da etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceği gözetilmeden, sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerde koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
2- Sanık …’in 10/04/2014 tarihli kısa kararın açıklandığı oturumda hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına dair isteğinin, 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesi uyarınca tayin olunan kısa süreli hapis cezasının seçenek tedbirlere çevrilmesi talebini de içerdiği gibi tüm sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde hükmedilen kısa süreli hapis cezalarının adli para cezalarına çevrilmesine karar verildiği halde, mala zarar verme suçundan
hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının, 5237 sayılı TCK’nın 50/2. maddesi de gözetilerek TCK’nın 50. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi dışındaki seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 07/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.