YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/18540
KARAR NO : 2016/14067
KARAR TARİHİ : 20.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, dolandırıcılık, suç örgütü kurma, yönetme suç örgütüne üye olma
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca, tebligatın, muhatabın bilinen en son adresinde yapılması gerektiği, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek buraya tebligat yapılacağı hükmüne karşın; sanık …’un savunmasında bildirdiği adresine tebligat yapılmadan, doğrudan adres kayıt bildirme sisteminde kayıtlı adresine çıkarılan tebligatın geçersiz olduğu ve sanık …’un öğrenme ile yaptığı temyizin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1-Sanık …’ın müşteki …’e karşı dolandırıcılık ve müşteki …’a karşı hırsızlık suçundan kurulan beraat hükümleri ile sanıklar … ve …’ün örgüt yöneticisi olmak, sanıklar …, … ve …’ın örgüte üye olmak suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2-Sanıklar …, …, …, …, … ve …’ın bütün dolandırıcılık eylemlerinden dolayı kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
TCK’nın 58/9 ve 5275 sayılı Kanun’un 107/4. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan tayin olunan cezaların da mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın ifazından sonra denetimli serbestlik tetbiri uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar… ve … müdafiileri, sanıklar …ve …ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiyle düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK’nın 58/9 maddesi uyarınca sanıklar …, …, …, …,.. ve … hakkında dolandırıcılık suçundan hükmolunan cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezaların infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanıklar … ile …’ün, müşteki …’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesine gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
TCK’nın 142/2-g maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun oluşabilmesi için eylemin, barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan büyükbaş veya küçükbaş hayvan hakkında gerçekleştirilmesi gerektiği; konut ve eklentisi niteliğindeki yerlerden gerçekleşen eylemlerin ise aynı Kanun’un 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilerek; dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre, hırsızlık eyleminin müştekiye ait ev ile aynı bahçedeki ahırdan gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek sanıklar … ve … hakkında TCK’nın 142/1-b maddesi yerine aynı Kanun’un 142/2-g maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Ali, ve Cevdet müdafiilerinin, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 20/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.