YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1910
KARAR NO : 2017/8501
KARAR TARİHİ : 19.09.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenen müştekinin 15/01/2014 tarihli duruşmada yaptığı katılma talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca müştekinin davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
1- Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre hükmün; 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. madde uyarınca hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Suça sürüklenen çocuğun katılana ait suça konu motosikleti tüm aşamalarda …’ten aldığını beyan etmesi, Sezgin’in ise tanık olarak alınan beyanında bu savunmayı doğrulaması karşısında; gerçekleşen eyleminin hırsızlık suçunu değil, 5237 sayılı Kanun’un 165. maddesinde düzenlenmiş olan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.