YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2821
KARAR NO : 2015/8961
KARAR TARİHİ : 28.04.2015
Tebliğname No : 8 – 2014/67779
MAHKEMESİ : Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/11/2013
NUMARASI : 2013/475 (E) ve 2013/634 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 6. maddesine 6352 sayılı Kanun’un 103. maddesiyle eklenen 2. fıkrasındaki “karşılıksız yararlanma suçunda etkin pişmanlıktan yararlanması dolayısıyla şüpheli, sanık veya hükümlü hakkında verilen kararlar adli sicilde bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir” şeklindeki düzenleme uyarınca TCK’nın 168/5. madde-fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlıktan birinci kez yararlanan sanık hakkında verilen kararın kesinleşmesinden sonra adli sicile kaydedilmek üzere Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne bildirimde bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, TCK’nın 168/5. madde-fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlıktan birinci kez yararlanan sanık hakkında verilen kararın kesinleşmesinden sonra adli sicile kaydedilmek üzere 5352 sayılı Kanun’un 6/2. maddesi uyarınca mahkemesince bildirimde bulunulmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Mühür bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanık hakkında karşılıksız yararlanma ve mühür bozma suçlarından dava açıldığı, 5237 sayılı TCK’nın 203. maddesinde düzenlenen mühür bozma suçunun “mührün koruduğu hukuki değere karşı ve mührün konuluş amacına aykırı hareket edilmesiyle” işlenen bir suç olduğu, mühür bozma suçunun karşılıksız yararlanma suçunun unsuru ya da ağırlaştırıcı hali olmadığı, karşılıksız yararlanma suçundan ayrı bağımsız bir suç olduğu, 5237 sayılı TCK’nın 168/5. maddesinin ancak karşılıksız yararlanma suçunda uygulama olanağının olduğu gözetilmeden, soruşturma aşamasında yapılan ödeme nazara alınarak 5237 sayılı TCK’nın 168/5. maddesi uyarınca dava şartı gerçekleşmediği şeklindeki hatalı ve yasal olmayan gerekçe ile düşme kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 28.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.