Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/5408 E. 2017/12260 K. 22.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5408
KARAR NO : 2017/12260
KARAR TARİHİ : 22.11.2017

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılanın aşamalardaki çalınan motosikletin kontak anahtarının motosikletin çantasının içinde olduğuna dair anlatımları ile kolluk görevlilerince tutulan 22.12.2011 tarihli tutanakta, suça sürüklenen çocuk …’in babası tanık …’in motosikleti olaydan sonra hasarlı ve çalışamaz halde polise teslim ettiğinde kontak anahtarının üzerinde bulunduğu ve suça sürüklenen çocuk …’ın yakalandığında motosikletin koltuk kısmında anahtarı bularak anahtar ile motosikleti çalıştırdıklarına dair beyanda bulunduğunun tespiti karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; katılanın aşamalarda ısrarla motosikletinin çalınmadan önceki değerinin 3.300,00-3.500,00 TL olduğunu, motosikletin çalındıktan sonra hasarlı hali itibariyle değerinin ise 500,00-600,00-TL olduğunu beyan ettiği, soruşturma aşamasında da motosikletin hasarlı ve çalışamaz hali itibariyle değerinin 500,00-TL olarak tespit edildiği, katılanın kovuşturmadaki beyanında kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza göstermediği ve suça sürüklenen çocuklar ile suça sürüklenen çocuk …’in babası tanık Cemalettin’in de katılanın zararını gidermek istediklerine dair kovuşturmada herhangi bir beyanda bulunmadıkları anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
II- Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılanın aşamalarda ısrarla motosikletinin çalınmadan önceki değerinin 3.300,00-3.500,00 TL olduğunu, motosikletin çalındıktan sonra hasarlı hali itibariyle değerinin ise 500,00-600,00-TL olduğunu beyan ettiği, soruşturma aşamasında da motosikletin hasarlı ve çalışamaz hali itibariyle değerinin 500,00-TL olarak tespit edildiği, katılanın kovuşturmadaki beyanında kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza göstermediği ve suça sürüklenen çocuklar ile suça sürüklenen çocuk …’in babası tanık …in de katılanın zararını gidermek istediklerine dair kovuşturmada herhangi bir beyanda bulunmadıkları anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suça sürüklenen çocuk için 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca zorunlu olarak görevlendirilen müdafii, hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmadan hüküm kurularak aynı Kanun’un 188/1. maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2- Katılanın aşamalardaki çalınan motosikletin kontak anahtarının motosikletin çantasının içinde olduğuna dair anlatımları ile kolluk görevlilerince tutulan 22.12.2011 tarihli tutanakta, suça sürüklenen çocuk …’in babası tanık Cemalettin’in motosikleti olaydan sonra hasarlı ve çalışamaz halde polise teslim ettiğinde kontak anahtarının üzerinde bulunduğu ve diğer suça sürüklenen çocuk …’ın yakalandığında motosikletin koltuk kısmında anahtarı bularak anahtar ile motosikleti çalıştırdıklarına dair beyanda bulunduğunun tespiti karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 22/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.