YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5562
KARAR NO : 2018/1292
KARAR TARİHİ : 15.02.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın suça konu işyerine yaşları küçük olan ve haklarında ayrıca yargılama yapılan … … ve … … ile birlikte aynı zamanda suça konu işyerinde çalışan …. bulunan anahtarla kapıyı açmak suretiyle hırsızlık eyleminin gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun’un 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması,
2-18/06/2013 tarihli duruşmada, sanık müdafiinin müştekinin zararını karşılama hususunda 4.500 TL’lik ödeme tekliflerinin katılan tarafından kabul olunmadığını; katılanın ise 09/10/2013 tarihli duruşmada, motosiklet ve çalınan paranın yanı sıra uğradığı gelir kaybı ile birlikte 23.530 TL zararının bulunduğunu beyan etmesi, mahkemece sanığa gönderilen mesajda katılanın belirttiği miktar üzerinden zararın karşılanmasının gerektiğinin bildirilmesi karşısında, gelir kaybının etkin pişmanlık bakımından bir önemi haiz olmayıp, yalnızca hukuk davasına konu edilebileceği hususu da gözetilerek, katılanın mevcut zararının bilirkişiye tespit ettirildikten sonra sanığa ödemesi gereken miktar ve ödeme yeri gösterilerek, zararın tamamını ya da bir kısmını karşılaması durumuna göre sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 15/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.