Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/7011 E. 2015/10755 K. 26.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7011
KARAR NO : 2015/10755
KARAR TARİHİ : 26.05.2015

Tebliğname No : 8 – 2014/228645
MAHKEMESİ : Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 07/03/2014
NUMARASI : 2012/300 (E) ve 2014/298 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Kaçak elektrik tespit tutunağına konu eylemin, tutanağa konu yerde sanık ile birlikte oturan sanığın babası tanık M.. Ç.. (1944 doğumlu) tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin sanığın savunması ve bu savunmayı doğrulayan M.. Ç..’un (1944 doğumlu) ifadesi karşısında; tanık M.. Ç.. (1944 doğumlu) hakkındaki suç duyurusunun sonucu beklenerek dava açılması halinde her iki dava birleştirilerek sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraat hükmü kurulması,
2-02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu değerlendirildiğinde; sanığa kurumun gerçek zararına ilişkin miktar da belirtilerek ödemesi halinde hakkında ceza verilmesine yer olmadığına kararı verileceğine ilişkin usulüne uygun şekilde ihtarda bulunulmaması karşısında, katılan kurumun 22/11/2007 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin cezasız ve vergisiz gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.