Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/7217 E. 2018/2072 K. 28.02.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7217
KARAR NO : 2018/2072
KARAR TARİHİ : 28.02.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocukların suç tarihinde 15-18 yaş grubu içerisinde bulunduklarının anlaşılması karşısında sosyal inceleme raporu aldırılması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde; kanunun öngördüğü sınırlar arasında ceza tayini hakimin takdir ve değerlendirme yetkisinde ise de; bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması bu konudaki gerekçenin, suçun işleniş şekli, kanuna aykırılığın derecesi, suç sebepleri, sanığın kişiliği, kastın yoğunluğu gibi hususların dosya içeriğine uygun olması gerekmektedir. Somut olayda, suça sürüklenen çocukların katılanın yol üzerinde bıraktığı motosikletini çalmak şeklindeki eylemleri 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesinde tanımlanan suçu oluşturmasına karşın, suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerde, “sanığın sabit olan eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1.b-e. maddesi uyarınca aynı Yasa’nın 61. maddesinde belirtilen suçun işleniş biçimi, konusunun önem ve değeri, sanığın eylemini TCK’nın 142/1.maddesinin birden fazla nitelikli halini kapsayacak şekilde işlediği” gerekçesi ile teşdiden hüküm kurulmak suretiyle TCK’nın 61. maddesine aykırı davranılması,
2-Suça sürüklenen çocukların katılanın motosikletini çaldıktan sonra, kablolarını keserek zarar vermiş olmaları karşısında, hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması nedeniyle, korunan hukuki yararın tek olduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocukların mala zarar verme suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesi,
3-5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, soruşturma aşamasında Baroya yazı yazılarak, suça sürüklenen çocukları savunmak üzere birer avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuklara, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesindeki düzenlemesine açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının, 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 28/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.