YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8106
KARAR NO : 2015/12856
KARAR TARİHİ : 18.06.2015
Tebliğname No : 6 – 2011/184432
MAHKEMESİ : Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/02/2011
NUMARASI : 2009/1441 (E) ve 2011/124 (K)
SUÇ : Hırsızlık, görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama, mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü ;
I-Sanık K.. A.. hakkında mağdurlar İ.. U.. ve S. K.’a yönelik hırsızlık suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri ile kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın, mağdur S. K.’a yönelik hırsızlık suçunu işlediği sırada yüzüne maske takarak tanınmamak için tedbir aldığının anlaşılması karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-f maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun’un 142/1-b maddesi uyarınca hüküm kurulması ve adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında hükmolunan cezanın, 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin 6. ve 7. fıkraları uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrirler hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiği ile 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek fiille işlenmesi durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekeceğinden, dosya içeriği ve anlatımlarda gözetilerek; sanık K.. A.. hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçunda, zincirleme suç hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümde, eylemi görevli memura karşı işlemiş olması nedeniyle artırım yapılırken, uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nın 86/3-c maddesi yerine, aynı Kanun’un 86/3-d olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanıklar K.. A.. hakkında mağdur A.. S..’e karşı hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmü ile mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet hükmü ve sanıklar E.. B.. ve B.. K.. hakkında hırsızlık, görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar E.. B.. ve B.. K.. hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümde, eylemi görevli memura karşı işlemiş olması nedeniyle artırım yapılırken, uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nın 86/3-c maddesi yerine, aynı Kanun’un 86/3-d olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görüldüğünden ve sanık B.. K..’nın mağdur A.. S..’e yönelik gerçekleştirdiği hırsızlık suçunda, kilitlenmek suretiyle koruma altına alınarak sokak üzerinde park halinde bırakılan aracın “adet veya tahsis ya da kullanımı gereği açıkta bırakılan eşya” niteliği bulunmadığından, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Yasa’nın 142/1-e. maddesi uyarınca uygulama yapılması, her iki fıkradaki ceza sürelerinin aynı olması nedeniyle sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak ;
1-Mağdur A.. S..’e karşı aynı eylem nedeniyle Ankara 13 Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17/12/2009 gün ve 2009/1189, 2009/1446 sayılı kararı ile daha önce mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar E.. B.. ve K.. A.. hakkında mükerrer davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Aynı yargı çevresi içindeki bir cezaevinde başka bir suçtan hükümlü bulunan sanıklar E.. B.. ve B.. K..’nın duruşmadan bağışık tutulması konusunda bir istemi olmamasına rağmen cezaevinden getirtilmeden yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 193/1. ve 196/1.maddelerine aykırı davranılması,
3- Sanıklar B.. K.. ve E.. B..’ın mağdur S. K.’a yönelik hırsızlık suçunu işlediği sırada yüzüne maske takarak tanınmamak için tedbir aldığının anlaşılması karşısında, eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-f maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 142/1-b maddesi uyarınca hüküm kurulması ,
4 -5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek fiille işlenmesi durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekeceğinden, dosya içeriği ve anlatımlarda gözetilerek; sanıklar E. ve B. hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçunda, zincirleme suç hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ,
5- Hükümden sonra, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 65. maddesiyle 5237 sayılı TCK’nın 152. maddenin birinci fıkrasında yer alan “altı” ibaresi ” dört” şeklinde değiştirilmiş olması karşısında sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması
Bozmayı gerektirmiş sanıklar K.. A.. ve E.. B.. müdafiilerinin ve Sanık B.. K..’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası sanıklar Ersin ve Burhan hakkında mağdur S. K.’a yönelik hırsızlık ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulaack hükümlerden CMK 326/son maddesinin gözetilmesine, 18/06/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.