YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8156
KARAR NO : 2017/11946
KARAR TARİHİ : 16.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Müşteki …’a ait şirkette 2008 yılı Şubat-Mayıs ayları arasında çalışan sanık …’in işyerinden ayrıldıktan sonra şirkete ait 3 çek yaprağını çaldığının tespit edildiğinin ve çeklerin yine sanık tarafından sahte olarak düzenlenip alacak verecek meselesi nedeni ile müşteki …’e verildiğinin iddia edildiği olayda, yargılamaya konu dosyanın 0630971 numaralı çeke ilişkin olduğu, sanık hakkında 17/10/2012 tarihli iddianame ile 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 204/1 maddelerinde düzenlenen ”hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik” suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davasının açıldığı, sanık hakkında ayrıca 0630963 numaralı çeke ilişkin de 07/03/2011 tarihli iddianame ile 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f ve 204/1 maddelerinde düzenlenen ”nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik” suçlarından cezalandırılması istemiyle Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davasının açıldığı, her iki suçtan da verilen mahkumiyet kararı sonrası Yargıtay 15. CD’nin 27/01/2016 tarih ve 2013/22069 E.-2016/1003 K. sayılı ilamı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen cezanın düzeltilerek onanmasına, nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen cezanın ise bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, bahse konu bozma ilamı sonrası Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava dosyasının akıbeti araştırılarak, farklı nitelikte birbirleri ile çelişen hüküm kurulmasının önlenmesi, zincirleme suç hükümlerinin uygulama yerinin tespiti, resmi belgede sahtecilik suçu açısından ise şartları varsa kesinleşen dosyadaki ceza miktarının mahsup edilmesi, mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi bakımından, sanık hakkındaki nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından bozma ilamı sonrası Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava dosyası getirtilip incelenerek zapta geçirilmesi, öncelikle birleştirme olanağı varsa dosyalar birleştirilerek, birleştirme olanağı mümkün olmadığı takdirde dava dosyasının bu davayı ilgilendiren delillerinin onaylı örneklerinin dosya içine konulması sağlanarak, TCK’nın 43. maddesinin uygulanması koşulları tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 16/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.