Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/8498 E. 2015/13220 K. 24.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8498
KARAR NO : 2015/13220
KARAR TARİHİ : 24.06.2015

Tebliğname No : 2 – 2015/86640
MAHKEMESİ : Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/05/2012
NUMARASI : 2011/289 (E) ve 2012/153 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-) Sanık Ö.. B.. hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararın temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanık müdafiinin dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline istem gibi İADESİNE,
II-) Sanık M.. E.. hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içerisinde bulunan ve tekerrüre esas alınan Denizli 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.06.2009 tarih ve 2009/141 Esas, 2009/657 Karar sayılı ilamında sanık hakkında sadece tehdit suçundan hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında mahkemenin kabul ve değerlendirmesinde usulsüzluk bulunmadığından tebliğnamedeki düşünceye katılınmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın 18/12/2011, 22/12/2011 ve 23/12/2011 tarihlerinde aynı kişiye ait iş yerinden benzer şekilde hırsızlık yapması ve üçüncü eylemin teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması karşısında, suç tarihleri arasındaki yakın zaman dilimi de dikkate alındığında eylemlerinin bir bütün olarak zincirleme suçu oluşturacağı gözetilerek sanığın bir kez tamamlanmış hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar verildikten sonra cezasının TCK’nın 43. maddesiyle arttırılması gerektiği halde, eylemlerinin üç ayrı suç oluşturduğu kabul edilerek yazılı biçimde uygulama yapılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 24.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.