Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/8702 E. 2015/15511 K. 15.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8702
KARAR NO : 2015/15511
KARAR TARİHİ : 15.09.2015

Tebliğname No : 2 – 2015/60461
MAHKEMESİ : Bozova Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/09/2013
NUMARASI : 2005/224 (E) ve 2013/188 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili hükümlerinin bütün halinde karma uygulama yapılmaksızın olaya uygulanarak, ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirleneceği gözetilerek, suç tarihinde geceleyin sayılan zaman dilimi içerisinde … Endüstri Meslek Lisesi’nin etüd sınıfına birbirlerinin omzuna basarak tırmanıp sahsi çeviklik suretiyle sınıf camını kırarak giren ve şarja takılı haldeki yakınana ait bir adet cep telefonunu birlikte çalan sanıkların eyleminin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522 maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a, 143/1. maddesine uyan hırsızlık suçunun yanında aynı Yasa’nın 116/2-4, 119/1-c. maddelerine uyan birden fazla kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığını bozma ve 152/1-a maddesine uyan kamu malına mala zarar verme suçunu da oluşturduğu, sanıkların eyleminin 765 sayılı TCK’nın 102/3 ve 104/2 maddeleri uyarınca 10 yıl asli (olağan), 15 yıl kesintili (olağanüstü) dava zamanışımı süresine, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümlerine göre ise de; hırsızlık eyleminin zamanaşımı bakımından (Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 tarih ve 2012/1247 Esas ve 2012/1842 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinde düzenlenen “suçun gece vakti işlenmesi”nin, suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâllerinden olup aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı süresinin hesabında dikkate alındığında) sanık Y.. B.. için 5237 sayılı TCK’nın 66/1-d maddesi uyarınca 15 yıllık asli (olağan), aynı Yasa’nın 67/4 maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay kesintili (olağanüstü) dava zamanaşımı süresine, suç tarihi itibari ile 15-18 yaş grubunda olan sanık M.. B.. yönünden ise 5237 sayılı TCK.nun 66/1-d, 66/2. maddeleri uyarınca 10 yıllık asli (olağan), aynı Kanun’un 64/4 maddesi uyarınca 15 yıl kesintili (olağanüstü) dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu itibarla suç tarihinde yürürlükte bulunan ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasa hükümleri karma uygulama yapılmaksızın bir bütün halinde uygulandığında, 05.03.2004 olan suç tarihinden itibaren her iki sanık yönünden hem 765 sayılı Yasa hükümlerine, hem de 5237 sayılı Yasa hükümlerine göre kesintili (toplam) zamanaşımı süresinin, gerekse de sorgu tarihlerinden itibaren olağan (asli) zamamaşımı süresinin 5237 sayılı TCK’nın 66/1-d-e, 66/2, 67/4 maddelerine ve 765 sayılı TCK’nın 102/3, 104/2 maddelerine göre hüküm tarihi itibari ile tamamlanmadığı gözetilmeden, mahkemece 5237 sayılı Kanun hükümlerine göre dava zamanaşımı süreleri yanlış hesap edilmek suretiyle hırsızlık suçundan yazılı biçimde düşme kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 15.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.