YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1093
KARAR NO : 2016/3985
KARAR TARİHİ : 07.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1) Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14/04/2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/03/2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2.maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dâhil adli para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2) Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) Müştekinin suça konu işyerini 24.11.2011 tarihinde saat 19:30 sıralarında kapattığını, 25.11.2011 tarihinde saat 07:30 sıralarında geldiğinde hırsızlık olayını fark ettiğini beyan ettiği, güneşin 24.11.2011tarihinde saat 16:02’de batması ve 25.11.2011 tarihinde saat 06:04’te doğması nedeniyle gece vaktinin saat 17:03’te başlayıp 05:03’te sona erdiği, suça sürüklenen çocuğun suçu gece işlediğini beyan ettiği halde hangi saatte işlediğini belirtmediği anlaşılmakla, atılı suçların hangi saatte işlendiği açıklığa kavuşturulmadan ve suçun gece işlendiğine dair delillerin neler olduğu karar yerinde tartışılmadan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. ve 116/4 maddelerinin uygulanması,
b) Suç tarihi itibariyle sabıkasız olan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan tayin olunan cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken, 5237 sayılı TCK’nın 51/1. maddesinin (b) bendinde belirtilen suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşup oluşmaması hususunun değerlendirilmesi gerekirken ve suça sürüklenen çocuk soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan savunmalarında pişman olduğunu belirttiği halde, “Suça sürüklenen çocuğun pişman olduğunu gösterir beyanının olmaması sebebiyle ileride tekrar suç işlemeyeceği kanaati mahkememizce hâsıl olmadığından” biçimindeki dosya içeriği ile uyuşmayan gerekçe ile hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
c) Konut dokunulmazlığını bozma suçunun niteliği itibariyle zarar doğuran suçlardan olmadığı, suç tarihi itibariyle sabıkasız olan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul eden suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve yargılama sürecindeki davranışları gerekçe gösterilerek takdiri indirim nedenleri uygulandığı halde, “duruşmadaki tutum ve davranışlarından bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaatin oluşmamış olması” biçimindeki çelişkili gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 07/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.