YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11439
KARAR NO : 2016/13141
KARAR TARİHİ : 28.09.2016
Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 151/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 2 ay 6 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl süre ile denetime tabî tutulmasına dair ÇORLU 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/10/2010 tarihli ve 2008/436 esas, 2010/882 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde yeniden suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hakkındaki hükmün açıklanmasına, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 151/1, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.320,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 11/12/2014 tarihli ve 2014/69 esas, 2014/786 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25/03/2016 gün ve 6009/2015 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/04/2016 gün ve 2016/144496 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1 – Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan iddianame tanzim edilerek dava açıldığı ve iddianamede mala zarar verme suçuna ilişkin olarak bir anlatım bulunmadığı halde, sanığa ek savunma hakkı vermek suretiyle hakkında açılmamış bir eylemden ceza hükmü kurulmasında,
2- Kayden 12/09/1993 doğumlu olup, suçun işlendiği 25/09/2007 tarihinde, 12-15 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin diğer bir ifadeyle ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği, farik mümeyyiz olmadığının tespiti halinde 5237 sayılı Kanun’un 31/2. maddesine göre suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilemeyeceği, sadece güvenlik tedbirine hükmolunabileceğinin gözetilmemesinde,
3- Kayden 12/09/1993 doğumlu olup, suçun işlendiği 25/09/2007 tarihinde 15 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk … hakkında tayin olunan cezalardan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/2. maddesi yerine 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayininde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında üzerine atılı hırsızlık ve mala zarar verme suçlarının hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilecek durumda olup olmadığı, bu fille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığına dair rapor alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kayden 12.09.1993 doğumlu olup, suçun işlendiği 25.09.2007 tarihinde 15 yaşını doldurmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuk … hakkında tayin olunan cezalardan TCK’nın 31/2. maddesi yerine 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
3-Mala zarar verme suçuna ilişkin olarak açılmış bir kamu davası bulunmadığı halde; ek iddianame ile dava açtırılmadan, ek savunma ile yetinilmek suretiyle, kamu davası açılmayan anılan suçtan sanığın hükümlülüğüne karar verilerek, 5271 sayılı CMK’nın 170. ve 225. maddelerine aykırı davranılması, nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ÇORLU) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 11.12.2014 gün ve 2014/69 E., 2014/786 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 28.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.