Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/122 E. 2016/2800 K. 22.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/122
KARAR NO : 2016/2800
KARAR TARİHİ : 22.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın 30/10/2009 havale tarihli temyiz isteminin yalnızca hakkında “elektrik enerjisi hakkında hırsızlık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın yokluğunda verilen 28/02/2013 tarihli hüküm, her ne kadar 17/04/2013 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 21/2 maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, yapılan tebliğin sanığın bilinen son adresi yerine bir başka adresine yapılması nedeniyle geçersiz olduğu ve 27/03/2015 tarihinde yapılan tebliğ üzerine sanığın verdiği 27/03/2015 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu değerlendirilip,öncelikle katılan kurumdan zararının giderilip giderilmediği sorulup, giderilmediğinin anlaşılması halinde sanığa miktar da belirtilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını (39,58 TL) gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden, miktar belirtilmeden çıkartılan ihtarlı davetiye ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-f maddesi uygulanmak suretiyle cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, aynı Kanun’un 163/3. maddesi uygulanmadan önce sanığa ek savunma hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilerek 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 22/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.