YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12335
KARAR NO : 2017/10846
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükümlü hakkında Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.03.2003 tarih, 2001/538 Esas – 2003/235 Karar sayılı kararı ile 765 sayılı TCK’nın 492/1, 522, 81/2. maddeleri uyarınca verilen 2 yıl 6 ay 24 gün hapis cezasına ilişkin mahkumiyet kararının temyiz edilmesinden sonra Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 08.11.2004 tarih, 2003/7576 Esas – 2004/12318 Karar sayılı ilamı ile onanması üzerine kesinleştirilerek infaza verilmesinin ardından uyarlama talebi nedeniyle verilen 17.06.2005 tarihli uyarlama kararı (ek karar) ile hükümlünün 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 58/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet kararının, bu kez Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 03.12.2007 gün, 2006/20486-2007/13223 E-K sayılı bozma ilamı bozulması üzerine Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen 26.11.2008 tarih, 2008/176 Esas – 2008/1082 Karar sayılı karar ile 765 sayılı TCK’nın 492/1, 522, 81/2. maddeleri uyarınca verilen 2 yıl 6 ay 24 gün hapis cezasına ilişkin mahkumiyet kararının, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 07.02.2012 tarih, 2011/19180 Esas – 2012/1514 Karar sayılı ilamı ile bozulmasından sonra duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda uyarlama kararı verildiği belirlenerek yapılan incelemede;
1- 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanun’un 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 492 ve 493. maddelerinde yer alan suçların öğelerinin farklı olduğu nazara alınıp; somut olayda sanığın, gece vakti temyiz dışı sanıkla birlikte müştekinin işyerinin camını kırmak suretiyle içeri girerek hırsızlık yapması şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143. maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Kanun’un 116/2-4, 119/1-c ve 151/1. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu; bu suçlardan mala zarar verme suçunun 5271 sayılı CMK’nın “Uzlaşma” başlıklı 253. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi suçlardan olduğu ve uzlaşmanın gerçekleştiği, ancak suça konu eylemi birden fazla kişi birlikte gerçekleştirdiğinden hükümlünün 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4, 119/1-c maddeleri kapsamında kalan eyleminde; gece vakti işyeri dokunulmazlığının ihlali suçuna ilişkin uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmakla, hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 492/1, 522, 81/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143 ve 116/2-4, 119/1-c maddeleri uyarınca ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenerek, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması,
2- Uyarlama kararlarının infaz aşamasında hükümlü yararına kazanılmış hak oluşturmayacağı da nazara alındığında; önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulandığında ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması neticesinde 765 sayılı TCK’nın hükümlü hakkında daha lehe olduğu ve böylece 765 sayılı TCK’nın 81/2. maddesinin uygulanma koşullarının oluştuğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 30/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.