Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/12359 E. 2017/10704 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12359
KARAR NO : 2017/10704
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık müdafiinin 05/03/2013, sanığın ise 30/12/2013 tarihli istemlerinin eski hale getirme ve temyiz mahiyetinde olduğu, temyiz istemi ile birlikte eski hale getirme talebi hakkında karar verme yetkisinin CMK’nın 42/1. maddesi uyarınca temyiz merciine ait olması nedeniyle, mahkemenin 01/04/2013 tarihli ek kararı ile sonraki kararlarının yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Yokluğunda verilen ve sanığın mahkemedeki sorgusu sırasında bildirdiği adresine yapılan tebligatın iade edilmesi üzerine; sanığın Mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre 02/02/2013 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü, sanık müdafiinin 1412 sayılı CMUK’nın 310/1-2. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 05/03/2013 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, temyiz isteminin ve yerinde olmayan eski hale getirme talebinin aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2- Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Müştekinin beyanları ve tutanak içeriklerine göre; hırsızlık suçunun işlendiği zaman diliminin tam olarak tespit edilememesi karşısında ” şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince sanık lehine suçun gündüz vakti ve 20/10/2003 tarihinde işlendiği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın, temyiz dışı sanık … ile birlikte gündüz vakti müştekiye ait iş yerine kepenk ve giriş kapısı kilidini kırmak suretiyle girdikten sonra içeride bulunan çelik kasanın kilidini sert cisimle zorlamak suretiyle açarak suça konu malzemeleri çalmaları şeklinde gerçekleştirdikleri hırsızlık suçundan eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 102/3 ve 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 116/1, 119/1-c, 151/1, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun’un 7/2, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olması ve suçun işlendiği 20/10/2003 gününden inceleme tarihine kadar aynı Kanun’un 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 25/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.