YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12362
KARAR NO : 2016/16835
KARAR TARİHİ : 12.12.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında 30.10.2002 tarihinde işlediği geceleyin bina içinde hırsızlık suçundan dolayı açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, 27.11.2008 günlü kararla sanığın yokluğunda mahkumiyet kararı verilmiş, gerekçeli karar sanığa 19.01.2009 tarihinde tebliğ edilmiş ve bu mahkumiyet kararı sanık tarafından temyiz edilmemiştir.
Sanığa atılı suçun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresi 30.04.2010 tarihinde dolmaktadır.
Sanığa yapılan gerekçeli karar tebliğ tarihine göre bu kararın 27.01.2009 tarihinde kesinleşmesi gerekmekle birlikte aynı dosyada aynı suçtan dolayı aldığı mahkumiyet hükmünü temyiz eden diğer suça sürüklenen çocuk … hakkında Yargıtay 13. Ceza Dairesi’nin 01.03.2012 tarih ve 2012/905 Esas, 2012/4799 Karar sayılı ilamı ile zamanaşımının gerçekleşmesi sebebiyle düşme kararı verilmesinden ve dosyanın mahalline gönderilmesinden sonra yerel mahkeme sanığa yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğundan bahisle, resen gözetilmesi gereken zamanaşımının karar tarihinden sonra, ancak kesinleşme tarihinden önce gerçekleştiği gerekçesiyle dosyayı ele alarak duruşma yapmadan 01.10.2012 günlü ek karar ile sanık hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine temyizi kabil olarak karar vermiş bu kararın sanığa tebliği üzerine sanık tarafından temyiz edilmiştir.
Sanık tarafından temyiz edilen 01.10.2012 günlü ek karar, hakim tarafından esas hakkında karar verildikten sonra dosya yeniden ele alınarak verilen esasa ilişkin bir karar değil, mahkemenin 27.11.2008 günlü sanık tarafından temyiz edilmeyen ve 27.01.2009 tarihinden itibaren infazı söz konusu olan mahkumiyet kararının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle infaz edilmemesi gerektiğinin belirlenmesi üzerine 5275 sayılı Kanun’un 98-101.maddeleri uyarınca verilen infaza ilişkin bir karar olup itirazı kabildir.
Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz başvurusunun 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca merciince incelenip sonuçlandırılması için dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 12/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.