Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/12673 E. 2017/10710 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12673
KARAR NO : 2017/10710
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik Av. …’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa müdafii olarak atanan Av…., sanık hakkında kurulan 16/03/2011 tarihli hükmü, 04.04.2011 tarihinde temyiz etmiş ise de, 16/03/2011 tarihli hükmün verilmesinden ve müdafiinin 04/04/2011 tarihinde temyiz isteminde bulunmasından sonra, Av. …..’in, sanığın vekili olduğunu belirtir 11/04/2011 tarihli dilekçeyi ve ekinde aynı tarihli vekaletnameyi dosyaya sunmasıyla birlikte, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 7/1-ç. maddesi uyarınca Av. …’ın müdafilik görevi sona erdiğinden, Av. …’ın temyiz talebinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik Av. ….’in temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1- Sanık hakkında, ruhsat almadan Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan ….Beldesi ….mevkii …. numaralı paftadaki araziden stabilize malzeme niteliğindeki kum-çakıl çıkarması biçimindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de; 3213 sayılı Kanun’un 12/5. maddesine göre “…bu şekilde maden çıkartılması ve/veya sevk edilmesi Devlet malına karşı işlenmiş fiil sayılır. Bu fiili işleyenler adli takibat yapılmak üzere ilgili makamlara bildirilir.” hükmü, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 27621 sayılı, 24/06/2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5995 sayılı Maden Kanunu’nda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 6. maddesiyle 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 12.maddesinin 5.fıkrasının değiştirildiği, buna göre; “Ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapıldığının tespiti halinde sevk edilen madene el konulur. Bu fiili işleyenlere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup, el konulan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan tüm madenin ocak ayı satış bedelinin üç katı tutarında idari para cezası uygulanır…” hükmüne yer verildiği dolayısıyla; söz konusu değişiklik ile sanığın eyleminin suç olmaktan çıkıp sadece idari yaptırım (para cezası) gerektirdiği anlaşılmakla; sanığın atılı hırsızlık suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii Av. ….’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan sanığın eyleminin suç teşkil etmediğinin anlaşılması nedeniyle CMK.nun 223/2-a maddesi uyarınca hırsızlık suçundan dolayı BERAATİNE ve inceleme tarihi itibariyle 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 20/3. maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından İDARİ YAPTIRIM UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA 25/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.