YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13102
KARAR NO : 2018/4283
KARAR TARİHİ : 11.04.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Suça sürüklenen çocuk … hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun konut dokunulmazlığını bozma suçundan eylemine uyan TCK’nın 116/1, 119/1-c, 31/2. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu aynı Yasa’nın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerine göre belirlenen 6 yıllık zamanaşımının, 31/01/2012 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanık … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma, suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a-Sanığın ve suça sürüklenen çocuğun, müştekinin evinin altında bulunan ve depo olarak kullanılan, kapısı kilitli yerden, sanığın duvardaki oyukta bulunduğunu bildiği anahtarı alarak kapıyı açmak suretiyle toplam 3 adet bakır leğen ve kazan çalması şeklindeki eylemlerinin TCK’nın 142/2-d maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-Suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken, Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
c-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı, ayrıca sanığın cezası ertelenirken bir daha suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluştuğunun belirtilmesine rağmen 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına engel hususlardan hangisinin mevcut olduğu gösterilmeden “müştekilerin zararının giderilmediği” şeklindeki yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
ç- Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
d- Hırsızlık suçundan uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanması hususunda bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine 11/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.