Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/1365 E. 2016/4238 K. 09.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1365
KARAR NO : 2016/4238
KARAR TARİHİ : 09.03.2016

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : TCK’nın 73/4 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davasının ayrı ayrı düşürülmesine

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş bulunan ve sanıklardan şikayetçi olduğu anlaşılan müştekiye, vekili aracılığı ile davaya katılmak isteyip istemediği sorulmadığından 5271 sayılı CMK’nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- Dosya içerisindeki Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/6391 soruşturma no’lu ve 17/07/2013 tarihli birleştirme kararı ekindeki evrak içerisinde, aynı tarihte sunulan vazgeçme dilekçesi incelendiğinde, müştekinin 2013/6391 no’lu soruşturma dosyasına ilişkin şikayetini geri aldığını belirttiği ancak 15/03/2013 havale tarihli şikayet dilekçesine göre, her ne kadar sanıkları aynı ise de, suç tarihinin 15/02/2013 olarak gösterildiği, oysa 2013/2376 (2013/3619 esas) no’lu soruşturma dosyasına ilişkin bu davada 17/07/2013 havale tarihli şikayet dilekçesinde suç tarihinin 28/12/2012 olarak belirtildiği gibi, müşteki vekilinin 18/08/2014 tarihli duruşmada “sanıkların atılı suçu işlediği sabittir, zararlarının giderilmesi durumunda müşteki şikayetinden vazgeçecektir” şeklindeki ifadesi, yine 24/04/2014 tarihli sonraki duruşmada “bu dosyada şikayetten vazgeçme söz konusu değildir” dediğinin anlaşılması karşısında; CMK’nın 234. maddesi uyarınca haklarının açıklanıp anlatılmaması ve suçtan zarar gören sıfatı ile davaya katılmak isteyip istemediğinin sorulmaması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 234/1-b ve 3. madde ve fıkraları ile 238. maddesinin 2. fıkrasına aykırı davranılması,
2- Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçla ilgili olarak şikayetten vazgeçmenin, TCK’nın 73/6. maddesi gereğince kabule bağlı olduğu da gözetilerek, mahkemece müştekinin ifadesine başvurulup, sanıklar da yeniden dinlenmek suretiyle söz konusu vazgeçme dilekçesinin 15/03/2013 havale tarihli ilk şikayet dilekçesini de kapsayıp kapsamadığı belirlenerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, müşteki vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.