YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/150
KARAR NO : 2016/4247
KARAR TARİHİ : 09.03.2016
KARAR
Sanıklar … ve … hakkında, hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından, … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24/11/2011 gün ve 2011/288 sayılı kararının, üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine, dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda; 14/10/2015 gün, 2015/13047-18049 sayılı ilam ile, sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan verilen beraat hükmünün onanmasına, sanık … hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyete ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık … hakkında ise hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilip, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin bozma kararına 13/01/2016 gün, 2015/ 393669 sayılı itirazı üzerine dosya dairemize gönderilmekle, 5271 sayılı CMK’nın 308.maddesinin, 6352 sayılı Yasa’nın 99. maddesi ile eklenen 3. fıkrası uyarınca yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı Cumhuriyet Savcısınca yapılan itiraz üzerine, itirazı incelemeye yetkili … Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itirazen kaldırıldığı, bunun üzerine sanık … hakkında hırsızlık suçu yönünden dosya … Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/127 Esas sayılı sırasına kaydedilerek yeniden hüküm tesis edildiği ve bu hükmün de temyiz edilmeden 10/10/2012 tarihinde kesinleştiği, bu nedenle dairemizce sanık … hakkında hırsızlık suçuna ilişkin verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar yönünden yapılan temyiz talebinin incelenmeksizin iadesi gerektiği yönündeki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
Dairemizin 14/10/2015 gün, 2015/13047-18049 sayılı ilamı, sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan verilen beraat hükmünün onanması yönünden geçerli kalmak üzere, sanık … hakkında hırsızlık, sanık … hakkında ise hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına dair kısmının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … hakkında hırsızlık suçundan 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan ”hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı Kanun’un 231/12. maddesine göre itiraz yasa yolu açık olup, görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılarak itirazın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
Sanık … hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içerisindeki bilirkişi raporuna göre, söz konusu iş yerinin mezbelelik ve terk edilmiş durumda, kapısının açık olduğu ve kilit aksamının bulunmadığı, suça konu kabloların da duvardan sökülerek çalınmış olduğu anlaşılmakla, mahkemece sanıklara atılı eylemin TCK’nın 141/1. maddesi kapsamında kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki 1 no’lu bozma düşüncesine katılınmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanıkların yer göstermeleri sonucunda bakır elektrik kablolarının iadesi sağlandığına göre, suça konu kabloların yakılarak eritilmesi nedeniyle kısmi iadenin gerçekleştiği kabul edilerek katılandan kısmi iadeye rızasının olup olmadığı sorularak sonucuna göre TCK’nın 168.maddesinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- UYAP kayıtlarına göre olay yerinde suç tarihi itibariyle güneşin saat 18.10’da battığı ve TCK’nın 6/1-e maddesi uyarınca gece vaktinin saat 19.10’da başladığı, sanığın 04/05/2010 tarihli savunmasında saat 17:00 sıralarında hava alacakaranlık iken gelip 2-3 saat oyalanarak saat 20.00 sıralarında olay yerinden ayrıldıklarını beyan etmesi karşısında, atılı suçun gece vakti işlendiği sabit olduğu halde, sanığın hırsızlık suçuna ilişkin cezasında aynı Kanun’un 143. maddesi uyarınca artırım yapılmaması,
3- Soruşturma evresinde çekilen olay yeri fotoğrafları, yer gösterme tutanağı, katılanın ifadeleri ve tüm dosya kapsamına göre; 2008 yılında kapatılan ve olay tarihinde içinde bir takım malzemeler bulunmakla birlikte boş ve harabe vaziyetteki kapıları açık olduğu anlaşılan “…..” isimli bina niteliğindeki yerin, işyeri olarak sayılamayacağı dikkate alınarak, unsurları itibariyle oluşmayan işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan dolayı sanık Bülent hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
4- Katılanın işyerindeki kablolara yönelik hırsızlık suçunun işlenmesi sırasında mala zarar verme suçunun ne şekilde işlendiğine ilişkin gerekçe gösterilmediği gibi, çalınmak istenen kabloların kesilmesinden ibaret eylemin, ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı halde bu suçtan sanık …’ın mahkumiyetine karar verilmesi,
5- İştirak halinde işlenmiş bir suç nedeniyle mahkum edilmiş sanıkların, sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, paylarına düşen miktardan ise eşit olarak sorumlu tutulmaları gerekirken, CMK’nın 326/2. maddesine aykırı biçimde yargılama giderlerinin ne şekilde tahsil edileceği gösterilmeden sanıklardan tahsiline karar verilmesi ile yetinilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 09/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.