YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15957
KARAR NO : 2017/2968
KARAR TARİHİ : 15.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Mahkemece yapılan keşifte mahalli bilirkişi olarak dinlenen…un ifadesinde, keşif heyetinin gezmiş olduğu arazinin sanığın babasından kaldığını, sanığın babasının yaklaşık 5-6 ay önce vefat ettiğini, arazide bulunan kuyuyu sanığın babasının açtırdığını belirtmesi, UYAP’taki detaylı aile kaydı sorgulamasında sanığın babası Mustafa Tanar’ın 28.08.2013 tarihinde öldüğünün anlaşılması, yine sanığın da keşifteki savunmasında 2011 yılında arazi ve sulama kuyusu ile babasının ilgilendiğini, kendisinin 2011 yılında mevsimlik işçi olarak çalışmaya gittiğini, babası vefat ettikten sonra arazi ile kendisinin ilgilenmeye başladığını söylemesi karşısında; öncelikle suç tarihinde suça konu sayacın bulunduğu yerin sanığın sorumluluğunda bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Suç tarihinde suça konu sayacın bulunduğu yerin sanığın sorumluluğunda bulunduğunun tespiti halinde, 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dahilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu dikkate alınarak, katılan kurum tarafından kaçak kullanım bedelinin 32.003,33 TL olarak bildirildiği halde, dosya içerisindeki bilirkişi raporu ile kurumun gerçek zararının, vergisiz ve cezasız olarak normal tarifeye göre toplam 17.854,47 TL olarak hesaplandığının anlaşılması karşısında; sanığa “şikayetçi kurumun bilirkişi tarafından hesaplanan zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” ilişkin usulüne uygun olarak bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Kabule göre de; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca, kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine vekil duruşmalara katılmamış olsa dahi, tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden dilekçe yazım ücretine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 15.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.