YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/16738
KARAR NO : 2018/10884
KARAR TARİHİ : 04.10.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-)Suça sürüklenen çocuk … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan eylemine uyan TCK’nın 165/1, 31/2 maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK’nın 66/1-e, 66/2 maddeleri uyarınca hesaplanan 4 yıllık zamanaşımının, kararın verildiği 14/05/2014 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-)Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuklar hakkında, 5395 sayılı Kanun’un 35/1-2. cümlesi ve TCK’nın 31/3. maddesi hükümleri gözetildiğinde, bu yaş grubunda olan çocuklar hakkında sosyal inceleme raporu alınması için yasal bir zorunluluk bulunmadığından tebliğnamedeki bu husustaki bozma düşüncesine ve suça sürüklenen çocuk … ‘in kolluk tarafından tanzim edilen 23/09/2013 tarihli araştırma, yakalama ve teslim tutanağında kolluk görevlilerine aküyü suça sürüklenen çocuk …’nin kendi evine götürdüğünü , duruşmadaki ifadesinde ise; suça sürüklenen çocuk …’nin polisler tarafından yakalandığında aküyü iade ettiğini bildiğini beyan ettiği, eşyanın satın alınan kişiden alınarak şikayetçiye iade edilmiş olması ve suça sürüklenen çocuk …’in duruşmada, suça sürüklenen çocuk …’nin zararını giderdiğine ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesi kapsamında suça sürüklenen çocuk … tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazminin mümkün olmaması nedeniyle, suça sürüklenen çocuk hakkında koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağından tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine ve 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi kapsamında ceza tayini hakimin takdir ve değerlendirme yetkisinde ise de; bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması, cezanın belirlenmesi sırasında dayanılan gerekçenin; suçun işleniş şekli, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri, oluşan zarar ve tehlikenin ağırlığı, kanuna aykırılığın derecesi gibi hususların, yargılama konusu eylemin niteliği ve dosya içeriğine uygun olarak irdelenip denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekmektedir. Somut olayda, adli sicil kaydında hapis cezasından mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk …’ün şikayetçinin evinin önüne sokak üzerine parkettiği motosikletten 45-50 Tl değerindeki aküyü çalması şeklinde gerçekleşen eyleminde, somut olayda “suçun işleniş biçimi, suç sebep ve saikleri, meydana gelen zararın ağırlığı, mahkemede çok sayıda dosyaları bulunduğu”şeklinde gösterilen gerekçeye ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş bu hususta tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a-Şikayetçinin kolluktaki ifadesinde; suça konu motosiklet aküsünün değerinin 45-50 TL olduğunu belirttiğinin anlaşılması karşısında; hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
b-Kabule göre de; Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan TCK’nın 142/1-e maddesi uyarınca belirlenen 3 yıl hapis cezasından aynı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılırken, 2 yıl yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 6 ay hapis cezasına hükmolunarak eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 04/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.