YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/17624
KARAR NO : 2018/7425
KARAR TARİHİ : 06.06.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan kuralan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun gece vakti sayılan saat 00.25 sıralarında müştekinin iş yerine girerek bir şey alamadan kaçması biçiminde gerçekleşen olayda, suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 116/4, 31/2 maddelerinde tanımlanan iş yeri dokunulmazlığını bozma suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 maddelerinde öngörülen 4 yıllık zamanaşımının kararın verildiği tarih olan 25/12/2013 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 31/2 maddelerine uyan hırsızlık suçunda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 tarih ve 2012/1247 Esas ve 2012/1842 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; “suçun gece vakti işlenmesi”nin, suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hali olması nedeniyle aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, TCK’nın 66/1-d, 66/2, 67/4. maddelerine göre hesaplanan 7 yıl 6 aylık ve 11 yıl 3 aylık zamanaşımı sürelerinin dolmadığı belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
Suça Sürüklenen Çocuk hakkında Dr. …. Çocuk Hastalıkları ve …..Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 29/01/2013 tarihli raporundan “meydana gelen olayı ve ilgili suçlarının hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabildiği davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin yeterince geliştiğinin”, Adli Tıp Kurumu’nun 22/11/2013 tarihi raporundan ise “Nitelikli olarak iş yeri dokunulmazlığı ihlal etmek kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlığa teşebbüs fiiliyle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğunun, 32/1 madde kapsamında olmadığının” bildirildiğinin anlaşılması karşısında, her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 06/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.