YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/18865
KARAR NO : 2017/10273
KARAR TARİHİ : 18.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin yapılan temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanunun 66/1-e, 67/4. maddelerine göre hesaplanan 12 yıllık zamanaşımının suçun işlendiği 02/07/2005 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin yapılan temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1- Sanıkların tüm aşamalarda alınan savunmalarında, yaşlarının 18’den küçük olması nedeniyle haklarında ayrı soruşturma yürütülen suça sürüklenen çocuklar … ve … ile birlikte olay gecesi birlikte vakit geçirdikleri, ancak atılı suçları işlemediklerine dair savunmaları ile sanıkların ne şekilde ne zaman yakalandıklarına dair dosya içinde herhangi bir tutanak bulunmaması karşısında, olaya ilişkin soruşturma aşamasında tanık sıfatıyla dinlenen …’ın kovuşturma aşamasında dinlenmediği soruşturma aşamasında da eşgal bilgisi verdiği kişilerin sanıklar olup olmadığına dair teşhis işleminin yaptırılmadığı,…ve …’in dinlenmediği gibi haklarında dava açılıp açılmadığının araştırılmadığı ve dava dosyasının getirtilmediğinin anlaşılması karşısında; öncelikle kanıtların birlikte değerlendirilmesi için …ve … hakkında açılmış bir dava olup olmadığı araştırılarak olması halinde mümkünse birleştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde dosyanın aslının ya da onaylı örneğinin denetime imkan sağlayacak şekilde dava dosyası içine konulması, tanık …’ın duruşmaya davet edilerek olaya ilişkin görgü ve bilgisi ile olay yerindeki kişileri görüp görmediğinin sorulması, failleri gördüğünü beyan etmesi halinde ise sanıklar ile yüzleştirilmesi, yüzleştirme mümkün olmadığı takdirde teşhise elverişli fotoğrafları getirtilerek tanık …’e gösterilmesi, yapılacak araştırmanın sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
a-Sanıkların mağdurun işyerinden pencere demir korkuluğuna ve pencereye zarar vererek hırsızlığa teşebbüs etmeleri şeklinde eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve kararda da kabulün bu şekilde olmasına karşın kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında anılan Kanunun “142/1-b” maddesi yerine “146/1-b” maddesinin belirtilmesi,
b- Sanıklar hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde sayılan nesnel ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesinin gerektiği, sanık … haricindeki sanıkların adli sicil kayıtlarına göre daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetlerinin bulunmadığı, sanık …’ün ise adli sicil kaydındaki ilamın silinme koşullarının oluştuğu, hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kalması nedeni ile de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olarak olayda hırsızlık suçu yönünden mağdurun maddi bir zararının olmadığı da gözetilerek, sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken “müştekinin demir korkuluğunun zararının karşılanmadığı” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 18/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.