Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/2307 E. 2016/7535 K. 20.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2307
KARAR NO : 2016/7535
KARAR TARİHİ : 20.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1-Sanık …’in savunmasında, komşusu olan sanık …’un motosikletini bir günlüğüne aldığını ve trafikte kendisine ceza kesildiğini, aynı gün de sanık …’a geri verdiğini beyan etmesi, sanık …’un savunmasında ise sanık …’i tanımadığını ve söz konusu motosikletin … isimli şahıs tarafından kendisine hediye edilmesinden 10 gün sonra çalındığını beyan etmesi, dosya içerisindeki trafik ceza belgelerine göre sanık … hakkında 30.04.2009 tarihinde söz konusu motosikleti kullanırken ceza kesilmesine rağmen sanık … hakkında 18.05.2009 tarihinde trafik cezası kesildiği, yine emniyet müdürlüğünde dinlenen …’ün ifadesinde suça konu motosikleti 20.04.2009 tarihli noterden yapılan araç satış sözleşmesi ile şikayetçi …’a sattığını beyan etmesi ve buna ilişkin noter satış belgesinin dosya içerisinde bulunmasına rağmen 30.04.2009 ve 30.05.2009 tarihli … adına düzenlenmiş trafik ceza tutanakları olması, şikayetçinin emniyet müdürlüğündeki ifadesinde suça konu motosikleti 2007 yılı nisan ayında çalındığını beyan etmesine rağmen Cumhuriyet savcılığındaki ifadesinde 2009 yılı nisan ayında … veya kardeşinden satın aldığını ve satın almasından 1 yıl sonrada çalındığını beyan etmesi hususu da nazara alınarak, …’ün tanık olarak dinlenmesi ve sanık …’un ifadesinde suça konu motosikleti ölen …’in kendisine hediye verdiğine …’in tanık olduğunu beyan etmesine göre bu şahıslarında tanık olarak dinlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- 5271 sayılı CMK’nın 324/4.maddesi uyarınca Devlete ait yargılama giderlerinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106.maddesindeki terkin edilmesi gereken ( 20,00 TL dahil) tutardan az olması halinde bu giderin devlet hazinesine yükletilmesine karar verilmesi gerekirken sanıktan tahsiline karar verilmesi,
3-Kabule göre de, katılanın ifadesinde suça konu motosikletin evinin önünden çalındığını belirtmesine göre, katılandan motosikletin evinin bahçesinden mi yoksa evinin önündeki sokaktan mı çalındığı hususu sorularak, katılanın evinin bahçesinden çalınması halinde sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı, evinin önündeki sokaktan çalınmış olması halinde ise aynı Kanun’un 142/1-e maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde 5237 sayılı TCK’nın 141/1.maddesi uyarınca ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakları gözetilerek hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 20/04/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI GÖRÜŞ:

Aşağıda sunduğum nedenlerle sayın çoğunluğun hırsızlık suçun nitelendirilmesine ilişkin bozma gerekçesine katılmıyorum.
Ayrıntılarını Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/04/2015 gün ve 2014/833 – 2015/98 sayılı kararında azınlık görüşü olarak ifade ettiğimiz üzere; motosikletler, motorlu araçlar, iş makineleri, traktörler aynı nitelikte eşya olup, çoğunlukla kapı ve kontak kilit sistemleri olduğundan kilitlenmek suretiyle koruma altına alınmakta, yine bir anahtar ile çalıştırılmak suretiyle bir yerden başka bir yere taşınmaktadırlar. Bu nedenle direksiyon veya kontak kilit sistemi bulunan motosikletlerin bu kilit sistemiyle kilitlenmek suretiyle, böyle bir kilit sistemi olmayanların ise tekerleğin dönmesini veya direksiyonun çalışmasını engelleyecek bir kilit ile kilitlenmek suretiyle, kolaylıkla taşınmasını engelleyecek şekilde kilitlenerek sokak ve açık alanlara park edilmiş olmaları halinde, bu motosikletlere yönelik hırsızlık eylemlerinin, (TCK.nun 142/2-d madde kapsamındaki eylemler hariç) suç tarihinde yürürlükte olan TCK.nın 142/1-b maddesinde tanımlanan suçu oluşturacağı; hiç bir şekilde kilit sistemi olmayan ve yukarıda izah edildiği gibi veya herhangi bir şekilde kilitlenmeden veya kontak anahtarı üzerinde olduğu halde açık alanda bırakılmış motosikletlere yönelik eylemlerinin ise, TCK.nın 141/1. maddesinde tanımlanan basit hırsızlık suçunu oluşturacağı düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun eylemin aynı Kanun’un 142/1-e maddesindeki suçu oluşturduğuna ilişkin düşüncesine katılmıyorum.
1- Öncelikle TCK.nın 142/1-b (1.cümle) maddesi motorlu araçlara ilişkin özel düzenleme içerdiği, motosikletlerin motorlu araçlardan ayrı tutulmasını gerektirecek açık bir düzenleme bulunmadığı gibi, motorlu araçlarla birlikte değerlendirilmesinin işin doğasına da uygun bulunduğu gözetilerek, motosikletlere yönelik hırsızlık eylemleri de anılan madde kapsamında değerlendirilmelidir. Bu şekilde aynı nitelik ve durumdaki eşyalara yönelik hırsızlık eylemlerinde çelişkili kararlar verilmesi de önlenmiş olacaktır.
2- TCK.nın 142/1-b maddesinin 1. cümlesi, suça konu eşyanın kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış olmasını suçun nitelikli hali olarak düzenlediği halde, bu madde görmemezlikten gelinerek, suçun konusunu oluşturan eşya (motosiklet), ister kilitli olsun ister ise kilitsiz olsun, aynı nitelikte kabul edilerek, başka bir maddeye (TCK.nın 142/1-e maddesi) göre aynı cezayı yaptırımı doğuracak şekilde nitelikli hal kabul edilmesi, adil olmadığı gibi kendi içerisinde çelişki de oluşturmaktadır. Şöyle ki, hiçbir tedbir alınmadan veya kontak anahtarı üzerinde sokağa bırakılmış bir motosikletin çalınması eylemi ile kontağı kilitlenmiş veya tekerleği gövdesine bağlanarak kısmende olsa koruma altına alınmış bir motosikletin çalınması eyleminin aynı nitelikte kabul edilmesi yasaya ve hakkaniyete uygun düşmediği kanaatindeyim.
3- Motorlu araçların kontak kilitleri gibi, motosikletlerin kontak kitlerininde aracı çalıştırmanın yanı sıra, hırsızlık eylemlerine karşı motosikleti koruma fonksiyonu vardır. Normal koşullarda ister araba olsun ister motosiklet olsun, kontak kilidi aracın üzerinden almak suretiyle hırsızlık eylemlerine karşı önlem alınmaktadır.
4- Bir eşyanın kilitlenmek suretiyle koruma altına alınmasındaki amaç, hırsızlık eylemlerine karşı engelleyici, caydırıcı tedbir olması veya suçun faili için risk oluşturmaktır. Yoksa bir eşyayı kilitlemek suretiyle koruma altına almış olmakla, artık bu eşya hiç bir şekilde çalınamaz demek değildir. Bu nedenle direksiyon kilidi olmayan veya tekerleğin dönmesini engelleyecek bir kilitle muhafazası sağlanmamış ya da kontak anahtarı üzerinde bırakılmış olması nedeniyle kolaylıkla çalıştırılıp taşınabilen bir motosiklete göre, basit bir direksiyon vaya kontak kilidi ya da tekerleğin dönmesini engelleyen bir kilit yasal anlamda koruma sağladığında tereddüt bulunmamaktadır.
5- Yasal anlamda bir kilitten bahsedebilmemiz için, kilidin bozuk olmaması ve elle çekildiğinde kolaylıkla açılacak kadar basit olmaması gerekli ve yeterlidir. Bu nedenle motosikletlerin kontak ve direksiyon kilitleri ile tekerleğinin dönmesinin engellemek için kullanılan kilitler yukarıdaki ifade ettiğimiz nitelikleri taşıması halinde yasal anlamda kilit olduğundan kuşku yoktur.
6- Motosikletin kontak veya direksiyon kilidiyle ya da tekerleğin dönmesini engelleyecek bir kilit sistemiyle kilitlenmesi halinde; kilide bir müdahale yapılmadan veya kilit sistemi devre dışı bırakılmadan, motosikletin sürüklenerek veya birkaç kişi tarafından kucaklanarak veya çekiciyle taşınarak çalınması durumda da eylem TCK.nın 142/1-b (1. cümle) kapsamında nitelikli hırsızlık suçunu oluşturacaktır. Çünkü anılan madde de, hırsızlık eylemini gerçekleştirme biçimine ilişkin bir düzenlemeye (TCK.nın 142/2-d maddesinde olduğu gibi) yer verilmemiştir. Kapıları kilitlenmek suretiyle sokağa park edilmiş bir otomobilin çekiciyle çalınması halinde, kilit sistemine bir müdahale olmadığı halde, eylem TCK.nın 142/1-b (1. cümle) tanımlanan suçu oluşturduğu gibi, aynı şekilde kilitli motosikletin kilit sistemine müdahalede bulunmadan çalınması biçimindeki eylemlerde aynı madde ve fıkra kapsamında nitelikli hırsızlık suçunu oluşturacaktır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayımızda sayın çoğunluğun eylemin TCK’nın 142/1-e maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğuna ilişkin görüşüne katılmıyorum.