YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2666
KARAR NO : 2016/7056
KARAR TARİHİ : 13.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 168. maddesine 02/07/2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun’un 84. maddesi ile eklenen 5. fıkrası ile “karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir… ” hükmü getirilmiştir.
6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi ise, “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar” şeklinde düzenlenmiş olup, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesinin, yürürlüğe girdiği 05/07/2012 tarihine kadar işlenen suçlar hakkında uygulanabileceği anlaşılmakta ve Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonra işlenen suçlarda ise 5237 sayılı TCK’nın 163/3 ve 168/5 maddelerine göre uygulama yapılması gerekmektedir.
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 24.06.2015 tarihli 2015/3606 esas ve 2015/13222 karar sayılı ilamına uyulduğu halde öncelikle bozma ilamına uygun şekilde suç tarihi öncesi ve sonrası birer yıllık tüketim föyleri getirtilerek olay mahallinde uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılıp, işyerindeki kurulu güce göre tutanak tarihinden önceki ve sonraki birer yıllık dönemlere ait tüketim ortalamaları tespit edilip, karşılaştırılmak suretiyle tutanak tarihinden sonra tüketimde bariz bir artma olup olmadığı hususunda bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği, bilirkişi raporu sonucuna göre sanığın karşılıksız yararlanma kastı ile haraket ettiğinin anlaşılması halinde zarar miktarını gideren sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 168/5. maddesine göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanarak cezasında indirime gidilmesi gerektiği gözetilmeksizin, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 13.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.