Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/3012 E. 2016/9098 K. 12.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3012
KARAR NO : 2016/9098
KARAR TARİHİ : 12.05.2016

Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan sanık …’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/2, 522, 523/1 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri gereğince 240,00 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 04/05/2005 tarihli ve 2005/786 esas, 2005/727 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden yapılan değerlendirilmesinde, sanığın beraatine ve sabıka kaydının silinmesine ilişkin … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2015 tarihli ve 2015/185 esas, 2015/201 sayılı karar aleyhine … … Bakanlığınca verilen 19/01/2016 gün ve 2015-E.1283/4992 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/02/2016 gün ve 2016/29529 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1- 6352 sayılı Kanun ile elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçuna ilişkin lehe düzenlemeler yapıldığı, eylemin suç olmaktan çıkarılmadığı ancak suç vasfının değiştiği, anılan Kanun’un geçici 2/2. maddesinde, “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar.” şeklindeki düzenleme karşısında, Mahkemece sanığın 21/04/2000 tarihinde zararı tazmin ettiği kabul edildiğine göre, sanık hakkındaki cezanın tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, eylemin suç olmaktan çıkarıldığından bahisle sanığın beraatine karar verilmesinde,
2- 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca sabıka kaydının silinmesine karar verilmiş ise de; karar tarihinden önce 11/04/2012 tarihli ve 28261 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adlî Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğini Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 2. maddesi ile değiştirilen, 5352 sayılı Kanun’un 12. maddesinin 1. fıkrası (b) bendi ile arşiv kayıtlarının silinmesi koşulları yeniden düzenlenmiş olup, buna göre kanunun yürürlük tarihinden itibaren adlî sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin münhasıran Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkra hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kurum zararının giderilmesi halinde öncelikle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden, dosya içerisinde yer alan 24/04/2000 tarihli makbuz ile ödeme yapıldığı bildirilmekle, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve 11.04.2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Kanunla, 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesine eklenen 3. fıkra uyarınca, 11/04/2012 tarihinden itibaren arşiv kaydının silinmesi işlemlerinin, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yerine getirileceğinin gözetilmemesi nedenleriyle kanun yararına bozma istemleri yerinde görüldüğünden, (…) 1 Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 27/03/2015 gün ve 2015/185 E 2015/201 K sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/4-a maddeleri uyarınca sanık hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, adli sicil kaydının silinmesi işlemlerinin bilgi verilmesi halinde Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından yapılacağından mahkemece bu hususta herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına , 12/05/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi .