Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/4180 E. 2016/8738 K. 05.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4180
KARAR NO : 2016/8738
KARAR TARİHİ : 05.05.2016

Hırsızlık suçundan sanık …’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/ilk-son, 62 ve 81/2. maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 26/06/2003 tarihli ve 2000/1738 esas, 2003/562 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin değerlendirilmesi üzerine, sanığın anılan Kanun’un 141/1, 35/2 ve 145. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının infazı sırasında anılan Kanun’un 58/6-7-8. maddelerinin göz önüne alınmasına ilişkin … 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 31/07/2008 tarihli ve 2000/1738 esas, 2003/562 sayılı karar aleyhine Yüksek … Bakanlığınca verilen 12/01/2016 gün ve 2015-E.567/1959 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/02/2016 gün ve 2016/17317 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1-01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesinin 2. fıkrasında “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” 3. fıkrasında ise “Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhâl uygulanır.” şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü sebebiyle ve tekerrüre esas olduğu gerekçesiyle, suç tarihinde yürürlükte olmayan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette, hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde,
2- Sanığın, olay günü gündüz yakınanın bulunduğu restorana girerek, sandalyede asılı bulunan çantayı çalmaya kalkışması şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 142/1 -b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek, aynı Kanun’un 141. maddesi gereğince uygulama yapılmasında,
3- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 145. maddesindeki “‘malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlanmak dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığı” nın 5237 sayılı Kanun’a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği, somut olayda uygulama koşulları da oluşmadığı halde aynı Kanun’un 145. maddesiyle cezadan indirim yapılmasındaisabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- (3) nolu kanun yararına bozma taleplerine yönelik yapılan incelemede ;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesi uyarınca indirim yapılmasının, mahkemenin takdir hakkının kullanılması kapsamında olduğundan, (…) 3 Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 31/07/2008 gün ve 2000/1738 E, 2003/562K sayılı karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2- (1) nolu kanun yararına bozma talebine yönelik yapılan incelemede ;
765 sayılı Yasada tekerrür hükümleri cezada artırım nedeni olarak düzenlenip, 5237 sayılı TCK’da öngörülen mükerrirlere özgü infaz rejimi ise 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın 108. maddesinde koşullu salıverme süresini de etkileyecek şekilde bir infaz rejimi kurumu olarak öngörüldüğünden, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, 5237 sayılı Yasanın lehe olduğu kabul edilerek yapılan uygulamalarda, aleyhe olan ve infazı ilgilendiren bu hükmün uygulanma olanağı bulunmadığı halde sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (…) 3 Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 31/07/2008 gün ve 2000/1738 E, 2003/562K sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak hükümde yer alan, “mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına” ilişkin kısımların hüküm fıkrasından ÇIKARILMASINA, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına,
3-(2) nolu kanun yararına bozma talebine yönelik yapılan incelemede ;

Sanığın, olay günü gündüz yakınanın bulunduğu restorana girerek, sandalyede asılı bulunan çantayı çalmaya kalkışması biçimindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek, aynı Kanun’un 141 maddesi gereğince uygulama yapılması suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (…) 3 Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 31/07/2008 gün ve 2000/1738 E, 2003/562K sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere BOZULMASINA, 05/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.