YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6076
KARAR NO : 2018/13120
KARAR TARİHİ : 08.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2.maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/11/2016 gün ve 2016/950 esas, 2016/436 karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK’nın 142.maddesinde 6545 sayılı Kanunun 62.maddesi ile yapılan ve 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca TCK’nın 142/2-h,143 maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle yargılanan sanığa, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanmasına gerek olmadığına karar verildiği gözetildiğinde tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
3- Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan ceza tayin edilirken, cezadan indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin, yaş küçüklüğü nedeniyle cezadan indirim yapılmasına ilişkin aynı Kanunun 31/3 maddesinden sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmeyerek 5237 sayılı TCK’nın 61.maddesine aykırı davranılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır, dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan TCK’nın 142/2-h, 143,168/2 maddeleri uyarınca belirlenen 4 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 31/3 maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılırken, 2 yıl 12 ay yerine hesap hatası sonucu 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 Sayılı CYUY.nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Yasanın 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm kısmında TCK’nın 142/2-h, 143,168/2 maddeleri uyarınca belirlenen 4 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 31/3 maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 2 yıl 12 ay hapis cezası olarak belirlenmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince ;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Katılan …’in soruşturma aşamasındaki ifadesinde; diğer ortağı olan katılanla ile birlikte kömür satışı yaptıklarını ve kömürlerin çalındığı yerin depo olarak kullanıldığını belirttiği, 05.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda katılanlara ait hırsızlık olayının gerçekleştiği yerin depo olarak kullanıldığının belirtildiğinin anlaşılması karşısında; olay tarihinde depo alarak kullanıldığı ve herhangi bir ticari faaliyetin sürdürülmediği anlaşılan bina niteliğindeki yerin iş yeri olarak sayılıp sayılayamayacağı hususlarının tespiti için şikayetçinin yeniden celp edilip, suça konu yerde bekçi olup olmadığı ya da 1-2 gün aralıklarla ya da sürekli bu yere kömür bırakılıp bırakılmadığı araştırılıp sonucuna göre sanığın ve suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 08/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.