YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6101
KARAR NO : 2016/12784
KARAR TARİHİ : 21.09.2016
Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlâl etme ve mala zarar verme suçlarından sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 116/1-4 ve 151/1. maddeleri gereğince 3 yıl hapis, 1 yıl hapis ve 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar anılan Kanun’un 53/1-a-b-d ve e. maddesindeki haklardan, koşullu salıverilinceye kadar ise aynı Kanun’un 53/1-c maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına dair Arhavi Asliye Ceza Mahkemesinin 22/10/2009 tarihli ve 2007/76 esas, 2009/78 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 06.04.2016 gün ve 105-08-1302-2016 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/04/2016 gün ve 2016/150825 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1- Sanık hakkında, hırsızlık suçundan dolayı verilen 2 yıl temel hapis cezasından, 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesi gereğince 1/3 oranında artırım yapıldığında 2 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde fazla ceza tayininde,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/2. maddesinde yer alan “Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.” ve 3. fıkrasındaki “Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, anılan maddenin 1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğu ile anılan maddenin 1. fıkrası a, b, d ve e bentlerinde yazılı hak yoksunluklarının ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarihinde, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 -2015/85 sayılı kararı ile iptal edilen bölümler nazara alınarak hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Hırsızlık suçu açısından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b. maddesi gereğince hükmolunan 2 yıl hapis cezasının aynı Kanun’un 143. maddesi uyarınca 1/3 oranında artırılması sonucu 2 yıl 8 ay yerine, 3 yıl hapis cezasına hükmedilerek sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi ve 2. nolu kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ARHAVİ) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 22.10.2009 gün ve 2007/76 – 2009/78 sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık … hakkında hırsızlık suçundan, TCK’nın 142/1-b. maddesi gereğince hükmolunan 2 yıl hapis cezası üzerinden aynı Kanun’un 143. maddesi uyarınca 1/3 oranında artırım yapılması ile sonuç cezanın 2 yıl 8 ay hapis olarak belirlenmesine, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına ve TCK’nın 53. maddesinin 1- c bendinde belirtilen velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 21.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.