Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/6308 E. 2016/11575 K. 20.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6308
KARAR NO : 2016/11575
KARAR TARİHİ : 20.06.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Av. …’ın, suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olmakla birlikte savunmasının alındığı 21/12/2012 tarihinde 18 yaşını doldurduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk …’ın sorgusu esnasında müdafii talep etmediğini beyan ettiği, mahkumiyet hükmünün Dairemizin 15/02/2016 tarihli iade kararından sonra 18/03/2016 tarihinde usulüne uygun olarak suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmesine rağmen, suça sürüklenen çocuğun hükmü temyiz etmediği anlaşılmakla; baro tarafından atanan Av. …’ın suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyet hükmü kurulurken, Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin 3. fıkrası gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine; suça sürüklenen çocuklar Hüsrev ve Halil hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının, 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin 3. fıkrası gereğince, adli para cezası dışından aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
3- Hırsızlık suçunun işlendiği müştekiye ait ikamet ile ilgilenen ve müştekinin yeğeni olan tanık …’in soruşturma aşamasında alınan beyanında, hurdacı da olduğunu tespit ettiği suça konu eşyaları teslim aldığını belirttiği, ancak müştekinin yargılama aşamasında alınan beyanında eşyalarının iade edilmediğini belirtmesi karşısında, tanık … dinlenerek suça konu eşyaların iade edilip edilmediği ve müştekinin zararının giderilip giderilmediği kesin olarak belirlenip sonucuna göre daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucunda “müştekinin zararını gidermediği” biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 20/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.