Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/6402 E. 2016/11645 K. 21.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6402
KARAR NO : 2016/11645
KARAR TARİHİ : 21.06.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Üst Cumhuriyet savcısı, sanıklar … ve … müdafii, sanık …

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
03/04/2014 tarihinde verilen hükmü 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesinde öngörülen yasal bir aylık süreden sonra 15/05/2014 tarihinde temyiz eden üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2- Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3- Sanık … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanık …’a yoklukta verilen kararın tebliğ edilmesine yönelik işlemin, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10 ve 21. maddelerine aykırı olarak, bilinen en son adresin tebligat için elverişli olup olmadığı araştırılmadan gerekçeli kararın adres kayıt sistemindeki adrese tebliğ edilmesi nedeniyle geçersiz olduğu ve sanığın öğrenmekle hükmü süresinde temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; yapılan duruşmaya toplanan delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, ancak;
Tekerrüre esas alınan karardaki suçu işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 58/5. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, hükmolunan hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafların çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4- Sanık … hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın, katılan …’e ait rent a car işletmesinden 25/05/2012 tarihine kadar kullanmak üzere kiraladığı otomobili, katılan …’a karşı, diğer sanıklarla birlikte 22/05/2012 tarihinde işlediği hırsızlık suçunda olay yerine gitmek ve olay yerinde kendisini yakalamak için müdahale eden kolluk görevlilerinden kaçmak için kullanmaktan ibaret eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 155/1. maddesinde tanımlanan güveni kötüye kullanma suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle mahkumiyetine kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün kısmen istem gibi BOZULMASINA, 21/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.