Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/706 E. 2016/6420 K. 06.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/706
KARAR NO : 2016/6420
KARAR TARİHİ : 06.04.2016

Karşılıksız yararlanma suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5-9. maddeleri uyarınca mağdur kurumun zararını gidermesi koşulu ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2013 tarihli ve 2011/661 esas, 2013/163 sayılı kararını müteakip sanığın koşulu yerine getirmediğinden 5237 sayılı Kanun’un 163 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 20/01/2014 tarihli ve 2011/661 esas, 2013/163 sayılı karar aleyhine Yüksek … Bakanlığınca verilen 06/11/2015 gün ve 2015-22956/72440 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/12/2015 gün ve 2015/369712 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/3. maddesinde yer alan. “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.’’ şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında düzenlenen iddianamede sayaçtan geçirmek suretiyle elektrik kullandığının belirtildiği ve gerekçeli kararda da kurum zararının 7.846.30 Tük lirası olarak tespit edildiği, bu nedenle sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, sanığın beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Açıklanması geri bırakılan mahkumiyet hükmü, ancak açıklanmakla hukuki sonuç doğurmaya başlayıp, infaza elverişli hüküm niteliği kazanacağından. 5271 sayılı Kanunun 231. maddesinin 1 ila 4. fıkralarından öngörülen yöntemin esas alınması suretiyle duruşma açılması ve önceki yargılama sırasında, kurum zararı normal tarifeye göre vergi ve cezalar hariç olarak bilirkişiye hesaplattırılmadığından, bu eksiklik de giderilip, bilirkişi tarafından belirlenen zararı gidermesi halinde, 6352 sayılı Kanunun geçici 2/2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair sanığa bildirimde bulunulması, ödeme için makul bir süre verilip, sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, dosya üzerinde inceleme ile hükümlülük kararı verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinden sonra, duruşma açılarak, katılan kurumun gerçek zararı, vergisiz ve cezasız olarak normal tarifeye göre bilirkişiye hesaplattırılarak, sanığa “şikayetçi kurumun bilirkişi tarafından hesaplanan zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” ilişkin usulüne uygun olarak bildirimde bulunularak makul bir süre verilip sonucuna göre hakkında 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle, kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, … Asliye Ceza Mahkemesi’nden verilip kesinleşen, 20/01/2014 gün ve 2011/661 E, 2013/163 K sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine bozma kararının niteliğine göre 06.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.