Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/8572 E. 2016/13084 K. 27.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8572
KARAR NO : 2016/13084
KARAR TARİHİ : 27.09.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-6352 sayılı Yasa’nın 2.maddesinin 2. fıkrası uyarınca Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 29.07.2012 tarihli iade kararı sadece elektrik hırsızlığı suçundan kurulan hükümle ilgili olup, daha önce mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile bu hükme karşı yapılan temyiz başvurusu geçerli olduğundan, katılan vekilinin mühür bozma suçundan 31/12/2009 tarihinde verilen karara yönelik 04/01/2010 havale tarihli temyizi üzerine yapılan incelemede;
Sanık hakkında mühür bozma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, katılan vekilinin dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline istem gibi İADESİNE,
2-Karşılıksız yararlanma suçundan kurulan 12/12/2013 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
14/10/2005 tarih ve 2005/820 iddianame numarası ile polis memuru olan sanığın ikamet ettiği lojmandaki dairesinde bulunan su sayacının borçlarının ödenmemesi nedeniyle 01/06/2005 tarihinde mühürlenmesine rağmen görevlilerce 24/06/2005 tarihinde yapılan kontrolde mührün sökülerek ara su borusu takmak suretiyle kaçak su kullanıldığının iddia edildiği eylemde; sanığın aşamalardaki savunmasında suça konu ikamet ettiği emniyet lojmanında bulunan su sayacının bozuk olması nedeniyle kurum tarafından düzenlenen tahmini faturaları ödediğini buna rağmen izinde iken tutanak tutulduğunu ve kendisi hakkında dava açıldığını, kurumca belirlendiği iddia olunan ve mahkemece usulüne uygun ihtar edilen 328,00 TL kaçak su bedelini de ödediğini belirterek buna ilişkin makbuz sunması, yine katılan kurum tarafından emniyet müdürlüğüne yazılan 10/05/2004 tarihli yazıda lojmandaki su sayaçlarınının bozuk olduğunun ve tamir edilmesi gerektiğinin belirtilmiş olmasının sanığın savunmasını doğrulaması, dosya arasında dava konusu edilmeyen 15/06/2005 tarihli başka bir mühürleme tutanağının bulunması, davaya konu 01/06/2005 ile 24/06/2005 tarihleri arasında 875 ton karşılığı 2.000 TL kaçak su bedelinin ödenmediğinin belirtilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi açısından ve ayrıca 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu değerlendirildiğinde; sanık hakkında dava konusu edilen tarihler arasındaki (01/06/2005 ile 24/06/2005 tarihleri arası) kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek suçun sübutu halinde ise 5237 sayılı TCK’nın 163/3. maddesinde düzenlenen suçu oluştaracağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.