Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/9609 E. 2018/13869 K. 21.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9609
KARAR NO : 2018/13869
KARAR TARİHİ : 21.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … ve … hakkında mala zarar verme suçundan verilen karara karşı temyiz itirazlarının 16/11/2015 tarihli ek kararla reddedildiği, ek kararın sanık …’na 01/12/2015 tarihinde, sanık …’a 25/12/2015 tarihinde tebliğ edildiği, sanıkların ek kararı temyiz etmedikleri, sanık …’ya ise, yokluğunda verilen 12/05/2015 tarihli mahkumiyet kararının duruşmada bildirdiği en son adreste sanığın annesi …’ya 01/06/2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, temyiz edilmemesi üzerine 09/06/2015 tarihinde kesinleştiği, 20/10/2015 tarihli mahsupa ilişkin ek kararın 27/10/2015 tarihinde sanığa tebliği üzerine hırsızlık suçundan verilen 6 yıl 3 aylık hapis cezasını 02/11/2015 tarihinde temyiz ettiği, 13/11/2015 tarihli ek karar ile temyiz talebinin süresinde olmadığından reddine karar verildiği, sanığa 24/11/2015 tarihinde tebliğ edilen ek kararın temyiz edilmediği belirlenerek yapılan incelemede,
1-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa’nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2-Sanıklar …, … ve … hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, karar başlığında ve hüküm fıkralarında iş yeri dokunulmazlığını bozma yerine konut dokunulmazlığını bozma yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
3-Sanıklar …, … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.11.2016 gün, 2016/950 Esas ve 2016/436 Karar sayılı kararıyla, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 143. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle yargılanan sanığa, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanmasına gerek olmadığına karar verilmesi karşısında, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Müştekinin 05/03/2015 tarihli duruşmada kapıya verilen zararın 300 TL civarında olduğunu, sanıkların iş yerinden 50-60 TL TL bozuk para çaldıklarını, 300 TL zararının karşılanması halinde sanıklardan şikayetçi olmayacağını söylediği, sanıklar… ve …’ın aynı duruşmada müştekinin 300 TL zararını karşılayacaklarını söylediklerinin anlaşılması karşısında; sanıklara gerektiğinde ödeme yeri de belirlenmek suretiyle makul bir süre içerisinde zararı tazmin etme imkanı sağlanıp sonucuna göre sanıklar hakkında TCK’nın 168/2. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 21/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.