Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2017/112 E. 2017/1041 K. 01.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/112
KARAR NO : 2017/1041
KARAR TARİHİ : 01.02.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 16.12.2015 gün ve 17172-23326 sayılı bozma kararına karşı mahkemesince direnme kararı verilmesi üzerine dosyanın gönderildiği Yüksek Ceza Genel Kurulu’nun 14.12.2016 gün ve 802-1719 sayılı gönderme kararı ile dosyanın dairemize gönderilmesi üzerine 5271 sayılı CMK’nın 6763 sayılı Kanun ile değişik 307. maddenin 3. fıkrası uyarınca yapılan inceleme sonucu her ne kadar 18.02.2016 tarihli duruşmada direnme kararı verildiği belirtilmiş ise de, direnme kararı verilmekle yargılamanın sona ereceği ve hüküm kurulması gerektiği halde, direnme kararından sonra hüküm verilmeyip Cumhuriyet savcısına esas hakkında diyeceklerini bildirmesi için süre verildiğinin anlaşılmakla; verilen bu kararın geçerli bir direnme kararı olmadığı, bu itibarla 22.03.2016 tarihinde verilen direnme kararı üzerine yapılan incelemede, direnme kararında bozmadan önce verilen kararda yer verilmeyen yeni gerekçeler gösterildiği ve bu itibarla mahkemenin verdiği kararın direnme kararı olmayıp bozmaya uyularak verilmiş bir karar olduğu belirlenmekle;
Sanığın, cinsel amaçla katılanın peşinden gittiği ve katılanın bağırmaya başlaması üzerine katılanın ağzını kapattığı, bu sırada katılanın yere düşmesi ile sanığın, katılanın direncini kırmaya yönelik olarak yerden kaldırarak dere yatağına doğru fırlatması şeklinde gelişen olayda; cinsel saldırı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süreyle mağdurenin iradesiyle hareket edebilme imkânının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, mağdurenin hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya kapsamına göre de sanığın, katılanın hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin bulunmaması, yine olayın oluş şekli ve geçen sürenin kısa olması da nazara alındığında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 01.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.