YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/182
KARAR NO : 2017/9900
KARAR TARİHİ : 11.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 11.05.2016 gün ve 2016/4000 E., 9033 K. sayılı bozma kararına karşı mahkemesince direnme kararı verilmesi ile dosyanın dairemize gönderilmesi üzerine 5271 sayılı CMK’nın 6763 sayılı Kanun ile değişik 307. maddenin 3. fıkrası uyarınca yapılan inceleme sonucu her ne kadar mahkemesince direnme kararı verildiği belirtilmiş ise de, direnme kararında bozmadan önce verilen kararda yer verilmeyen yeni gerekçeler gösterildiği ve bu itibarla mahkemenin verdiği kararın direnme kararı olmayıp bozmaya uyularak verilmiş bir karar olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre, gerekçeli kararın hüküm bölümünde 22.07.2013 tarihinde işlendiği iddia edilen mühür bozma suçunun oluşmadığı belirtilmiş ise de, bu konuda herhangi bir karar verilmediği, keza gerekçeli karara göre 24.08.2013 tarihli tutanağa ilişkin karşılıksız yararlanma eylemi nedeniyle hüküm kurulduğu halde, 22.07.2013 tarihinde işlendiği iddia edilen karşılıksız yararlanma eylemine ilişkin de hüküm kurulmadığı, ancak mahkemece zamanaşımı süresi içinde karar verilmesi mümkün görülmekle birlikte, 22.07.2013 tarihinde işlendiği iddia edilen karşılıksız yararlanma eylemi nedeniyle zamanaşımı süresi içinde mahkûmiyet kararı verilmesi halinde TCK’nın 43. maddesinin uygulanması koşullarının oluştuğu değerlendirilerek, kesinleşen bu dosyadaki ceza miktarı mahsup edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi mümkün görülmüş, yine katılan kurum vekilinin 06.05.2014 tarihli duruşmada, kurum zararının 07.12.2013 tarihinde giderildiğini belirtmesi karşısında, dosya içeriğine uygun mahkemenin kabul ve gerekçesinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, karşılıksız yararlanma suçuna ilişkin kurulan hükümde TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanması hususunda bir karar verilmemişse de, anılan maddede belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olup, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak, hem karşılıksız yararlanma, hem de mühür bozma suçu yönünden bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA, 11.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.