Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2017/2055 E. 2018/572 K. 31.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2055
KARAR NO : 2018/572
KARAR TARİHİ : 31.01.2018

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi (Asıl Karar) İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi (Ek Karar)
2008/477 Esas – 2012/ 497 Karar (Ek Karar)
SUÇ : Hırsızlık, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanık … (…) … temyiz istemi hakkında yapılan incelemede;
Yokluğunda verilen hükmün, sanığın mernis adresi olan adresinde aynı konutta birlikte oturan kuzeni … … imzasına 25/02/2013 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, sanığın yasal süresi geçtikten sonra 11/09/2015 tarihli dilekçesi ile kararı temyiz ettiği, yapılan kolluk araştırması ve … … Muhtarlığının 05/08/2016 tarihli cevabi yazısı ile de sanık … ve tebligatı alan kuzeni … … tebligat tarihinde tebliğ işleminin yapıldığı adreste birlikte oturduklarının tespit edildiği anlaşıldığından; temyiz isteminin reddine dair İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 06/10/2015 gün ve 2008/477 E.- 2012/497 K. sayılı ek kararında bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA,
II- Sanık …’ın temyiz istemi hakkında yapılan incelemede;
Yargıtay 22. Ceza Dairesinin 01/06/2016 gün ve 2016/774 Esas, 2016/9385 Karar sayılı kararıyla, sanık …’ın müdafii olarak istinabe mahkemesinde duruşmaya katılan Av. … ile esas mahkemede sanık …’ın müdafii olarak duruşmalara katılan Av. …’ın dosyada vekaletnamelerinin bulunmadığı, öncelikle avukatlar ile sanık arasında vekalet ilişkisinin bulunup bulunmadığının araştırılması, vekalet ilişkisinin bulunmadığının anlaşılması halinde ise sanık …’a önce ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine yapılmak üzere usulüne uygun olarak gerekçeli
hükmün tebliğ edilmesi amacıyla noksan ikmaline karar verilmişse de; dosya içerisinde her iki avukatın vekaletnamelerinin bulunduğu, iade kararı üzerine Av. … tarafından sunulan 04/08/2016 tarihli cevabi yazıda, sanık … ile istinabe mahkemesinde duruşmaya katıldığını, asıl dava dosyası yönünden aralarında vekalet ilişkisinin bulunmadığını bildirdiği, Av. …’ın yazılan müzekkerelere cevap vermediği ancak, dosyada vekaletnamesi bulunan ve sanık adına duruşmalara katılan Av. …’a yokluğunda verilen hükmün 25/02/2013 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen anılan müdafii tarafından kararın temyiz edilmediği, 7201 sayılı Tebligat Kanunun 11. maddesine göre, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiğinden, vekile yapılan 25/02/2013 tarihli karar tebliğinden sonra sanığın yasal süresi geçtikten sonra 07/02/2017 tarihli dilekçesi ile kararı temyiz ettiğinin anlaşıldığı, anılan müdafiin temyiz yetkisinin bulunmadığının kabul edilmesi halinde dahi, mahkemece, sanığın önce ifadesinde bildirdiği son bilinen adresi olan “… Antalya” adresine gönderilen gerekçeli karar tebligatının 12/12/2016 tarihinde bila tebliğ olarak iade edilmesi üzerine, gerekçeli hükmün sanığa, sanığın adres kayıt sisteminde kayıtlı adresi olan “… … Mah…. Ödemiş İzmir” adresinde 06/01/2017 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, kararın kendisine yeniden tebliği gerekmediği halde mahkemece aynı mernis adresine bir kez daha gerekçeli kararın 06/02/2017 tarihinde tebliğ edildiği ve sanığın kararı, (ilk tebliğ tarihi olan 06/01/2017 tarihinden itibaren) 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 07/02/2017 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla; sanığın temyiz isteminin aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE, 31/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.