YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2173
KARAR NO : 2017/7780
KARAR TARİHİ : 11.09.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın bozma ilamımız sonrası alınan ifadesinde tutanağa konu adreste annesinin ölümünden sonra oturmaya başladığını savunması, dosya arasında bulunan katılan kurumun 13/04/2016 tarihli yazı cevabına ekli on dört tane daha aynı yere ilişkin tutanak bulunması ancak bunlardan sadece bir tanesinin sanık adına ve suç tarihinden yaklaşık iki yıl sonrasına ilişkin olması, diğer tüm tutanakların aynı adreste ve bir çoğunda sayacın da aynı olup sanığın annesi adına düzenlenmiş olması ile suça konu kaçak elektrik tespit tutanağında “abonesiz elektrik kullanıldığının” belirtilmesi karşısında; 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu da değerlendirildiğinde;
02/03/2015 tarihli bozma ilamımızda belirtildiği üzere kuruma kaydı bulunmayan sayacın kullanıcı tarafından istenildiği zaman değiştirilmesi mümkün olduğu da dikkate alınarak, karşılıksız yararlanma kastının bulunup bulunmadığı yönünden, sanığın hangi tarihten itibaren ve ne kadar süre tutanakta belirtilen adreste oturduğu konusunda kolluk araştırması yaptırılıp kaçak kullanım süresi belirlendikten sonra, tutanakla tespit edilen kurulu güç miktarının, sanığın kullandığı süre gözetildiğinde normal kullanıma göre
tüketebileceği ortalama elektrik miktarı bilirkişiye hesaplattırılarak, sayaçtan geçirilen tüketim miktarıyla uyumlu olup olmadığı ve sayaca herhangi bir müdahalenin bulunup bulunmadığı saptanarak, suçun sabit olduğunun belirlenmesi halinde katılan kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.