YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2771
KARAR NO : 2019/5294
KARAR TARİHİ : 19.03.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Dosya içeriği ve mahkemenin kabulüne göre, sanığın katılanın iş yerine gelerek kontör ve telefon alacağını söylediği, katılanın da tanesi 20,00 TL olan 472 adet kontörü sanığa teslim ettiği, cep telefonlarını ise tezgah üzerine koyduğu, sanığın da başkasına ait kredi kartını katılana verdiği, sanığın kontörleri aldıktan sonra bir işini halledip döneceğini söylediği, akabinde katılanın tezgahtaki telefonun çalındığını sonradan fark ettiği şeklinde gelişen olayda, araya zaman aralığı girmediği ve eylemin kesintiye uğramadan devam ettiği, eylemin bütün halinde 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi kapsamındaki hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde dolandırıcılık ve hırsızlık suçlarından iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Kabule göre de;
06/12/2012 tarihli rızaen muhafaza altına alma tutanağına göre suça konu cep telefonunun sanık tarafından kendi rızası ile mi yoksa üzerinde bulunduğundan dolayı mı teslim alındığına ilişkin belirleme yapılmadığının anlaşılması karşısında; öncelikle bu durum araştırılarak kendiliğinden teslim ettiği tespit edilirse, gerçekleşen kısmi iade nedeniyle katılana kısmi iadeye muvafakatinin olup olmadığı açıkça sorularak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı, istem gibi BOZULMASINA, 19.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.