YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3695
KARAR NO : 2017/12477
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Dosya kapsamına göre kolluk görevlilerince yapılan araştırmalar ile alınan ifadeler sonucu sanığın kullanımında olduğu tespit edilen tarımsal sulama kuyusunu sanığın 2000 yılında aldığı tarlada abonesiz ve sayaçsız olarak suç tarihine kadar kullandığının tespit edildiği, ancak; 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu gözetildiğinde; 09/05/2007 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin olarak ziraat bilirkişisinin katılımı olmaksızın rapor düzenlendiği anlaşıldığından öncelikle, davaya konu 09/05/2007 tarihli kaçak kullanıma ilişkin olarak ziraatçi ve elektrik bilirkişisinden ek rapor alınarak katılan kurumun anılan kaçak kullanım nedeniyle katılan kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararı hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı
kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kabule göre ise;
6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca Dairemizce verilen ve sadece sanık tarafından temyiz olunan 08/05/2009 gün ve 377 – 210 E-K. sayılı kararda sanık hakkında elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan 5237 sayılı TCK’nın sırasıyla 142/1-f, 62/1. maddeleri uyarınca tayin olunan 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezasının aynı Yasa’nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve sanık hakkında 1 yıl 9 ay 20 gün denetim süresi belirlenmesine karar verildiği halde, sanık hakkında verilen erteleme kararının 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonucu sanık hakkında hükmolunan 1 yıl 3 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi uyarınca ertelenmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.