Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2017/3711 E. 2017/12836 K. 30.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3711
KARAR NO : 2017/12836
KARAR TARİHİ : 30.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın evinde yapılan denetimde düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağında “idareye kaydı olmayan sayaç ile elektrik kullanıldığının” belirtilmesi karşısında; kuruma kaydı bulunmayan sayacın kullanıcı tarafından istenildiği zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu da dikkate alınarak, sanığın hangi tarihten itibaren bahse konu evde oturduğunun resmi belgeler getirtilip incelenerek ve gerekirse kolluk araştırması da yaptırılarak tespiti ile, suça konu sayacın ne zaman takıldığı da araştırılarak, kaçak kullanım süresi belirlendikten sonra, mahallinde keşif yapılmak suretiyle bilirkişiden rapor aldırılarak, kayıtlı olmayan sayacın kullanıldığı süreye ve evdeki kurulu güce göre kaçak elektrik tespit tutanağında belirtilen endeks değerinin uyumlu olup olmadığı tespit edilerek sayaca herhangi bir müdahalenin bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişiden rapor alındıktan sonra, sanığın karşılıksız yararlanma kastının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, suçun sabit olduğunun belirlenmesi halinde 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi uyarınca, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu değerlendirildiğinde, katılan kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararı da bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 30.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.